,

Doğu Ekspresi

Einstein’in izafiyet teorisini açıkladığı 1905 yılının ilkbahar aylarında dünya tarihinin en naif edebiyatçılarından Stefan Zweig, Fransa’nın Provence bölgesine yaptığı yolculukta tren isimli yeni gelişen seyahat yönteminin, posta arabasıyla seyahat kültürünü öldürmesi iddiaları üzerine şu notları yazar defterine:

Tren yolculuğunu beğenmeyenleri, çoktan unutulmaya başlamış posta arabalarıyla yolculuk yapmayı düşleyen melankolikleri, sürekli trenlerden hoşlanmadıklarını söyleyen o eski kafalıları azarlamak gerekmiyor mu? Onlara göre modası geçmiş giysiler içinde yapılan bu yolculuklardan daha güzel bir şey yoktur. Her dönem kendine göre güzeldi, fakat çağımızın getirdiği büyük değişiklikler de kendilerine göre olağanüstü güzellikler içeriyor. Günümüzde trenden daha büyük, sevimli bir mucize var mıdır?

Zweig’in büyük sevimli mucizesinin memleketimizde çok değer gördüğü söylenemez. Cumhuriyetin ilk 10 yılında dört baştan örülen demir ağlar sonrasında, yeni kullanmaya başladığımız hızlı tren teknolojisine geçiş arasında kocaman bir boşluk var. Ancak son yıllarda; belki de senelerin ihmalkarlığını telafi edercesine; Doğu Ekspresine özellikle genç jenerasyondan oldukça yoğun bir ilgi var. Bu nedenle hem trenle seyahat kültürü hem de yol yordamla ilgili çift dikiş Doğu Ekspresi yolcusu biri olarak kendi meşrebimce satırlar karalamak istedim.

Nasıl satın alınır?

Doğu Ekspresi’nin biletleri 1 ay öncesinden bu adresten satışa çıkar. Yani 1 Ocak bileti 1 Aralık’ta çıkmaktadır. 1 aydan ileri tarihe bilet alamazsınız. Genelde sabah 8-11 saatleri arasında satışa çıkar. Hafta içine bilet bulmak daha kolaydır. Eğer Ankara-Kars hattına bilet bulamazsanız Kars-Ankara hattına mutlaka bulursunuz. Çünkü genelde dolu giden tren neredeyse beşte biri yolcuyla döner. Özellikle kış aylarında bilet almanın tek yolu seyahat tarihinizi önceden belirlemek ve sıkı bir disiplinle bilet kovalamaktır. 

Nasıl hazırlanılır?

Ankara’dan binerseniz Kars’a kadar yaklaşık 26 saatlik bir yolculuk yapacak ve bunun 10 saatini uyuyarak geçirdiğinizi varsayarsak 16 saat boyunca kapalı alanda olacaksınız. Gönül ister filmlerdeki gibi alengirli havalı kıyafetlerle Londra’dan gelen bir Orient Ekspres yolcusu gibi takılın ama rahat kıyafetler trende hayat kurtaracaktır. Kışın tren oldukça sıcaktır. Kompartımanınızdaki sıcaklığı siz kendiniz ayarlayabilirsiniz. Ancak bindiğiniz ve indiğiniz yer arasında yaklaşık -15 derece fark olacağı için tedarikli olmakta fayda var. Ayrıca yanınıza otel terliği türü bir şey alıp, kullanıp atabilirsiniz.

Varoluş sancısı gibi soru: Yataklı mı, Örtülü Kuşetli mi?

En büyük ikilem bu seçimde yaşanıyor. Açıkçası bu bütçenize, konfor ve eğlence anlayışınıza göre de değişiyor biraz. Yataklıda bir kompartımanda altlı üstlü ranza sisteminde, açılıp kapanan 2 yatak var. Bu yataklar kapalıyken kompartımanda oturuyorsunuz. Tam karşınızda ise ufak bir lavabo, mini buzdolabı ve eşyalarınızı koyabileceğiniz bir alan olacak. Kompartıman çiftler, özel alan isteyenler için oldukça uygun. Tek kişiyseniz diğer yatağı da satın alıp kompartımanı kendinize kapatmanız mümkün.

Yok biz kalabalık ekibiz yarınlar yokmuşçasına eğleneceğiz diyorsanız sizi örtülü kuşetliye alalım. Açılıp kapanır ranza sistemi burada da var ama kompartımanlar 4 kişilik. Mini dolap ve lavabo yerine 2 yatak daha var. Bütçeniz daha düşükse, 4 kişiyseniz ve çok eşyanız yoksa örtülü kuşetli oldukça eğlenceli olacaktır. 3 kişiyseniz de ya size bir yabancı eklenecektir veya diğer yatağı/koltuğu alıp kompartımanı kapatabilirsiniz. Kız erkek karışık kalmanızda sorun yok. Ancak tek bilet alıyorsanız sadece kendi cinsinizi olduğu kompartımanlardan bilet alabilirsiniz. Yataklı vagondaki tuvaletler örtülü kuşetliden bi kademe daha güzeldir bu arada.

Bir de pulman var ki oturarak gittiğiniz bölüm. 26 saatte kıçınız oturmaktan tepsiye dönebilir. Imkanınız varsa en azından örtülü kuşetli bileti alın.

Trende yiyecek var mı?

Pek sayılmaz. Eskiden trenlerin yemekli vagonları önemli bir sosyalleşme ortamı idi. Her keseye göre bir şeylerin bulunduğu vagonda kimi rakı, kimi çay içer ama sohbet ederdi. Herkes bu alana toplandığı için masalar paylaşılır, yeni insanlarla tanışılır, yan masaya sigara böreği ikram edilirdi. İşte bu renkli ve sosyal ortam TCDD’nin yemekli vagondan yemeği kaldırıp uyduruk sandviçler ve abur cuburlar koyması sonucu artık yok. Herkes yemeğini yanında getirdiği için ve içki içilmesine bu vagonda izin verilmediği için yolcular maalesef kompartımanlarında vakit geçirmeyi tercih ediyor. Üstelik 26 saatlik süre boyunca da ancak yanınızda taşıyabileceğiniz yemeklere mecbursunuz. 

İşte bu nedenle mutlaka trene giderken yiyecek ve içecekleriniz hesaplayın ve stoklayın. Sabah kahvaltısı için uyduruk sandviçlerden idare edebilirsiniz belki ama akşam yemeği ve atıştırmalar için mutlaka yanınızda bir şeyler bulunsun. Sıcak içecekler için termos bulundurup yemekli vagondan sıcak su alabilirsiniz. Su ısıtıcısı taşımanıza bence lüzum yok.

Kendi kompartımanınızda içki içmenize kimse karışmıyor. Orayı sizin tutmuş olduğunuz odanız veya hosteldeki yatağınız gibi düşünebilirsiniz. Tabi bunu yaparken kimseyi rahatsız etmeyin. Öte yandan kompartımanınızı tanımadığınız kişilerle paylaşıyorsanız yemeğiniz ve içkinizden ikram edin. O ufak ikramları size yol,su, elektrik, börek, sarma, bira v.b. olarak geri dönebilir. Karmaya inanın. Çöpünüzü sağa sola atmayın. Bir çöp poşeti oluşturun. Trende bırakabilirsiniz bunu. Görevliler toplayacaktır sefer sonrasında. Son olarak trene cağ kebap ısmarlayacaksanız Erzurum’a 1 saat kala mutlaka siparişinizi vermiş olun. Benim tercihim cağ için tercihim Gel Gör.

Tren kültürü

Tren kültürü çoğu insan için uçaktan daha uzak bir kavram. Trende çeşitli görevliler bulunur. Bunlardan biri kontrolördür. Biletinizi kontrol eder, uygun sınıfta veya kompartımanda bulunup bulunmadığınıza bakar. Asıl iyi geçinmeniz gereken kişi ise vagon görevlisidir. Her şeyin anahtarı ondadır. Kapı açtırmak olsun, boş kompartımanda takılmak olsun gibi şeyler konusunda çilingir odur.

Genelde tren yolu çalışanları çok kalender insanlar olurlar. Hayatları yolda geçtiği için her tür insan görmüşlerdir. Mutlaka tren görevlilerine güleryüz gösterin, sohbet edin, o insanlar sizin yolculuğunuzu kolaylaştırmak için ellerinden geleni yaparlar. Mesela en son seyahatte Erzincan civarlarında açık kapıdan öz çekim yapan bir genç arkadaş telefonunu düşürdüğünde vagon görevlisi telsizle hemen istasyonu bilgilendirip telefonu aldırttı ve bir sonraki trenle Kars’a yollattı. Bir de unutulmaması gereken nokta Doğu Ekspresi’nin sadece turistik bir tren değil Doğu illerini birbirine bağlayan önemli bir demir yolu hattı olduğu. Bu da size ülkenin bir çok farklı kültürünü kısmen de olsa gözlemleme şansı tanıyor. Bu şansı iyi kullanın, insanlarla sohbet edin, değişik hikayeler dinleyin.

Trene yerleşme ve kompartıman kullanımı

Kompartımanınıza yerleşirken öncelikle numaranızı iyi kontrol edin. Sonrasında ise elektrik prizini ve ısıtıcıyı kontrol edin. Bir sorun var ise tren kalkmadan bundan vagon görevlisini haberdar edin ki çözüm bulması kolaylaşsın. Başkalarıyla kompartımanı paylaşıyorsanız çantalarınızı derli toplu ve kendinize yakın tutun ki bir şeyler alırken kimseyi rahatsız etmeyin. Yataklı vagonda yatağı vagon görevlileri yapabilirler ancak örtülü kuşetlide size temiz çarşaf, yatak örtüsü, yastık ve kılıf vereceklerdir. Yatağınızı kendiniz yapacaksınız. Fazla yastık isteyebilirsiniz. Horlayanlar olma ihtimaline karşı kulak tıkacı iyi olabilir.

Kapı açma

Kapı açmak veya açık kapıdan tren seyrederken sarkmak, buradan öz çekim yapmak tehlikeli ve yasaktır. Yapmayın : )

A post shared by Kerimcan Akduman (@kcakduman) on

Rota

Ankara’dan bindiyseniz trene Kırıkkale ve bozkır görüntüleriyle gece başlayacak. Ardından zaten sarı ışıkları yanan köyler kasabalar arasından geçeceksiniz. Uykunuz kaçarsa Kayseri Garını da görürsünüz. Sabah uyandığınızda Sivas’ı geçmiş olacaksınız. Erzincan’a doğru Fırat Nehri ve yeşile çalan turkuaz sularıyla karşılaşacaksınız. Erzincan’dan sonra ise asıl karlı manzaralar başlayacak. Erzurum’a yaklaştıkça kar artacak.

Doğu Ekspresi’nin en güzel yönlerinden biri de Anadolu coğrafyasının farklı hallerini bir gün içinde görebilmek. Bozkırla başlayan yol, dağlar arasından devam ediyor, nehirlerin yanından şehirlere varılıyor, en sonunda ise karlı ovalardan geçiliyor. Erzurum-Kars arasında hava güzelse karlı dağlar arasında batan güneşi izleyebilirsiniz. Sonrası ise karanlığın içinde karları aşarak giden uzun bir trende gelen sonsuzluk hissi. Erkin Koray’ın Hayat Katarı şarkısında dediği gibi:

Lokomotif yorgun argın kemiriyor mesafeleri

Mesafeler tekerleklerin altında eriyor sanki

Varış

Akşam yaklaşık 20:00 civarı tren Kars Garı’na girecek. Bu gecikmenin temel nedeni ise başka trenlere yol verme mecburiyeti. Eğer kışın indiyseniz Kars’a sizi sağlam bir ayaz karşılayacak sonra da şahane Kars sokakları.

Share

You May Also Like

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *