, ,

Amsterdam

NEDİR NE DEĞİLDİR

Deniz seviyesinin altındaki ülkenin liberal başkenti Amsterdam; tarih boyunca önemli bir liman kenti olmasının ona kattığı özellikleri günümüze kadar koruyabilmiş. Kuzeyin Venedik’i olarak tanımlanan şehir kısıtlı yerleşim alanlarına rağmen oldukça kozmopolit bir nüfus yapısına sahip.

Ülkenin çok büyük bir kısmı deniz seviyesinin altında bulunduğu için doğal şartlar Hollandalıları mimari yönden oldukça geliştirmiş. Ülkeyi kuzeyden gelen su baskınlarından korumak amacıyla sarıldıkları mimariyi, modern dünyada en iyi icra eden ülkelerden biri durumundalar. Ülkedeki toprak sıkıntısı, deniz doldurularak veya çeşitli sulak alanlar kurutularak aşılmaya çalışılmış. “Tanrı Dünya’yı yarattı, bizler ise Hollanda’yı.” diyebilecek kadar mimari ve inşaat alanında kendilerine güvenen Hollandalılar pek de haksız sayılmazlar.

Prinsengracht South to Westerkerk
Eşcinsel evliliklere verilen izinler, serbest uyuşturucu kullanımı ve satışı, kozmopolit nüfus gibi nedenlerle dünyanın hoşgörü memleketi olarak anılan Hollanda’da aslında işler pek göründüğü gibi yürümüyor. Özellikle zaman zaman iktidara gelen iktidara gelen sağcı hükümetler dünya kamuoyu tarafından yabancı düşmanlığı hatta ırkçılık suçlamalarına maruz kalıyor. Öte yandan ülke içerisinde dini ve etnik bölünmeler görülüyor. Kimi şehirlerde Musevi nüfus çok sevilmezken, bazı şehirlerde camilere saldırılar düzenlenebiliyor. Ayrıca Hollandalılar kanunlarda ki tüm serbestliğe rağmen oldukça muhafazakarlar. Tüm muhafazakarlıklarına rağmen nasıl bu kadar rahat yasalar oluşturdukları sorusunu ise büyük bir turizm yatırımı ve uluslararası alanda iyi bir imaj olarak cevaplandırabiliriz. Tarih boyunca çok başarılı tüccarlar olan, dış siyaset sahnesinde her zaman “ne şiş yansın, ne kebap” stratejisiyle yer alan Hollanda; her konuda olduğu gibi sosyal konularda da nabza göre şerbet verebilmeyi iyi başarıyor. Yakın tarihinde Srebrenica katliamı gibi lekeler olan Hollanda, çok fark edilmese de dünyanın en önemli sömürgeci ülkelerinden biri.

Man Next Door

Yoğurt rengi diye adlandırabileceğimiz tipik kuzey insanları olan Hollandalılar yaşadıkları ülkenin zor doğa şartlarına rağmen tarım konusunda oldukça başarılılar. Ülkenin en önemli gelir kaynaklarından biri olan tarım, üretimlerinde başı çeken ürünse lale soğanları. Hollanda’nın lale ile tanışıklığının Osmanlı İmparatorluğu sayesinde olduğu ve ilk lale soğanlarının İstanbul’dan Hollanda’ya götürüldüğü söyleniyor. Ülkenin bir diğer gelir kaynağı ise finans dünyası. Birçok uluslararası büyük bankaya ev sahipliği yapan ülke diğer yandan kara para aklama konusunda da ünlü bir adres.

Snowy Amsterdam

Hollanda denildiğinde akla ilk gelen aktivitelerden biri  hafif uyuşturucu serbestliği muhtemelen. Hafif uyuşturucu olarak sınıflandırılan esrar’ın ülkede belirli miktarlarda satılması, bulundurulması kanunlarca serbest bırakılmış. Bu durum özellikle yurdum insanı tarafından tüm Hollandalıların kafasının bir milyon olarak gezmesi gibi algılansa da, durum böyle değil. Söz konusu olan kanun çıktıktan sonra kullanıcı sayısında öncelikle 2-3 misli bir artış olsa da sonra ki dönemde Hollanda’da esrar kullanımı çok düşük bir seviyeye düşmüş. Hatta Amerika ve birçok Avrupa ülkesine göre yarı yarıya oranlarda. Öte yandan devlet uyuşturucu satışını hem denetleyerek hem de vergilendirerek akıllıca bir iş yapmış. Bununla birlikte bu durum turistik olarak özellikle Amsterdam için büyük bir gelir kaynağı. Coffee Shop’lara girdiğinizde çevrenizdekilerin çok büyük bir kısmının turist oluyor.

All aboard

Amsterdam yürünerek rahatlıkla gezilebilecek bir şehir. Ancak buna rağmen çok iyi işleyen bir toplu taşıma sistemi var. Özellikle tramvaylar şehri hem görmek hem de vakit kazanmak için en akıllıca yol. Bununla birlikte şehri biraz öğrendiyseniz bisiklet kiralayabilirsiniz. Ülkedeki bisiklet sayısının nüfusun 1.5 katı olduğunu söylersem sanırım karşılaşabileceğiniz manzarayla ilgili bir fikir verebilirim. Zaten şehrin merkezinde katlı bisiklet parkını gördüğünüzde bisiklet kültürünün ülkede ne kadar yaygın olduğunu anlayacaksınız.

GEZSEK GÖRSEK

Amsterdam Avrupa sanat tarihinde çok önemli yeri olan bir kent. Günümüzde de çok önemli müze ve galerilere ev sahipliği yapan kent oldukça canlı. Amstel nehri ve onun ufak kanalları üzerine kurulmuş olan kentte gardan çıktığınızdan itibaren yoğun bir bisiklet trafiği etrafınızı çevirecek. Kısa bir yürüyüşten sonra şehrin merkezi olan Dam Meydanına ulaşabilirsiniz. Bu meydanda Hollanda kraliyet ailesinin resmi konutu olan Koninklijk Paleis’i ziyaret edebilirsiniz. Üstüne yine kraliyet ailesinin resmi kilisesi olan Nieuwe Kerk’e bir göz atıp, ardından Dam meydanından Nieuwmarkt bölgesine doğru yürüyebilirsiniz. Bu bölge eski sokakları ve ortaçağdan kalma görüntüsüyle oldukça hoş bir alan. Bu bölgede ufak tezgahlardan oluşan pazarlar ve keyifli kafeler mevcut. Diğer yandan buranın en meşhur özelliği ise Red Light District’e ev sahipliği yapması. Liman kentlerinin en önemli özellilerinden olan genelevlerden belki de en turistiği ve en ünlüsü olan Red Light bölgesi günümüzde Amsterdam’ın en önemli sembollerinden biri. Hatta bu bölge ile ilgili daha detaylı bilgi almak için yakında bulunan Sexmuseum Amsterdam’ı ziyaret edebilirsiniz.

C'mon baby, light my fire!Şehrin seks kültürüyle ilgili bilgileri aldıktan sonra dünyanın en büyük ressamlarından biri olan Rembrandt’ın müze haline getirilmiş evini ziyaret edebilirsiniz. Ardından kanallar arasında yürüyerek Avrupa’nın en iyi modern sanat koleksiyonlarından birini barındıran Stedelijk müzesine ulaşabilirsiniz. Andy Warhol’dan Picasso’ya; Roy Lichtenstein’dan Renoir’a baş döndürücü bir müze olan Stedelijk kesinlikle kaçırılmaması gereken bir adres. Ayrıca müzede kalıcı koleksiyon dışında, çok önemli süreli sergilerin bulunduğu galeriler de var. Oud Zuid bölgesine doğru ilerlediğinizde ise Amsterdam’ın en önemli müzelerinden olan Rijksmuseum’a varacaksınız. Her yıl yüz binlerce kişi tarafından ziyaret edilen müze muhteşem bir klasik sanat koleksiyonuna sahip. Rijksmuseum’a çok yakın olan Van Gogh Museum ise dünyanın en geniş Van Gogh koleksiyonunu barındırıyor. Sadece Van Gogh değil onunla aynı dönemde yaşayan bazı sanatçıların da eserleri müzede sergilenmekte. Yakın tarihe meraklıysanız özellikle de 2. Dünya Savaşı ilginizi çekiyorsa Anne Frank’ın ünlü günlüğünü kaleme aldığı evi gezebilmeniz mümkün. Evin bulunduğu Jordaan semti şehrin eski mahallelerinden ve birçok sanat galerisine ev sahipliği yapıyor. Şehir sakinlerini izlemek ve biraz dinlenmek için bu bölgede hoş kafeler de mevcut.

Amsterdam Jordaan 2009

Bu kadar sanat aktivitesi fazla geldiyse size Het Oranje Voetbal Museum’u önerebilirim. Dam meydanından garın tersi yönde ilerlediğinizde dünya futbol literatürüne “total futbol” olarak geçen akımın yaratıcısı olan Hollandalılar müzede ulusal takımlarının hikayelerini sunuyorlar. Daha sonra etraftaki kanalları izleyerek yapacağınız bir yürüyüşle dünyaca ünlü bira üreticisi olan Heineken’in fabrikasına ulaşabilirsiniz. Geziden sonra giriş ücretine dahil olan biralarınız içmeyi unutmayın.

Eğer nefes almak için kaçacak bir yer arıyorsanız bunun için Amsterdam şehrin göbeğinde adeta bir cennet yaratmış. Vondelpark, oldukça büyük ve güzel bir havada piknik yapmak için ideal. Park oldukça güvenli ve keyifli. Yine başka bir kaçış imkanı ise Artis. Avrupa’nın en eski hayvanat bahçesi olan Artis içerisinde birçok türden hayvanla birlikte oldukça büyük bir akvaryum bulunuyor.

VondelparkGelelim şehrin narkotik dünya ile olan yakın ilgisine. Amsterdam’ın belki de dünya kamuoyundaki en önemli sembolü Coffee Shop’ları. Şehir merkezinde neredeyse her sokakta 1-2 adet bulabileceğiniz bu dükkanlar yasal uyuşturucu satışının yapıldığı, vergiye tabi kafe ve barlar. Herhangi birinden içeri girdiğinizde olayın nasıl bir turistik etkinlik olduğunu anlıyorsunuz. Amsterdam seks ve uyuşturucu kültürünü turistik bir obje olarak satmak konusunda çok başarılı olmuş. Hatta şehirdeki ilk ve en eski coffee shop olan Bulldog neredeyse bir holding haline gelmiş. Şehrin en önemli meydanlarında şubeleri olan Bulldog dünyada ünlü bir marka olmuş. Ancak illa ilk ve orjinal Bulldog’u görmek isterseniz Red Light’taki şubelerini ziyaret edebilirsiniz. Hatta şehir bu durumu o kadar kabullenmiş ki Hash, Marihuana & Hemp Museum adlı bir müzeye bile sahipler. Bu müzeyi de Red Light yakınlarında bulabilirsiniz.

Şehrin turistik olarak sattığı başka bir ürün ise “sihirli mantarlar”. Yenildiği zaman halüsinasyon görmenize neden olan bu zehirli mantar türü de bir uyuşturucu çeşidi olup devlet tarafından smart shop denilen dükkanlarda satışına izin verilmiş ve vergiye tabi durumda. Amsterdam’da ki en keyifli aktivitelerden biri de tekneler ile yapabileceğiniz kanal turları. Kanallardaki ilginç evleri görmek görmek ve şehirle ilgili genel bir izlenim edinmek için en iyi yöntemlerden biri

YESEK İÇSEK

Hollanda mutfağı dendiğinde aklınıza peynir harici bir şeyin geldiğini pek zannetmiyorum. Yıllık 16.5 kilo civarı peynir tüketen Hollandalıların patates, sosis ve deniz ürünleriyle arası iyi. Sokaklarda Vlaamse frites diye farklı sos kombinasyonlarıyla satılan patates kızartmalarından deneyebilirsiniz. Öte yandan şehirde dünyanın farklı yerlerine ait birçok restoran mevcut. Özellikle çok lezzetli etler yiyebileceğiniz Arjantin restorantlarını deneyin. Heineken ve Amstel gibi firmalarına sahip ülkede, bira en çok tercih edilen alkollü içecek.

First Person Eater

YATSAK UYUSAK

Amsterdam her şey gibi hosteller konusunda da biraz pahalı bir şehir. Ancak şehirde birçok seçenek mevcut. Oldukça ünlü olan Flying Pig Downtown Hostel’de yer bulmanız oldukça zor olduğu için, size çok fazla yatak kapasitesi olan ve insanlarla çok kolay kaynaşabileceğiniz Hans Brinker Budget Hostel’i tavsiye ediyorum. Hostel dünyanın en kötü hosteli mottosunu kullandıkları reklam kampanyalarıyla ünlendi. Ancak parayı Amsterdam’ın turistik aktivitelerine yatırmak gibi niyetleriniz var ise Gaaspercamping size en ucuz alternatif olabilir. Tabi çadırınız varsa.

İZLESEK ÖĞRENSEK

The Diary of Anne Frank

Off Screen

Amsterdam Top5 List

1- Nieuwmarkt

2- Kanallar

3- Stedelijk

4- Vondelpark

5- Heineken

*Yazıda kullanılan fotoğraflar başkalarına aittir.

Share

You May Also Like

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *