,

Ayder Hilton

Eric ve Justin Dennis biraderler Alaska’da bulunan Gates of the Arctic Milli Parkına bir yolculuk yapmışlar. İçerisinde herhangi bir yol, konaklama imkanı ve hatta hiçbir insan yapısı bulunmayan parka, ufak bir su uçağıyla ulaşan ikili, şişme kanolarıyla Alatna Nehri’nin bir kısmını geçmiş hatta arada da Arrigetch Tepeleri’nde trekking yapmış. Bu yolculuk sonunda da 17 dakikalık bir belgesel hazırlamış. Belgeseldeki bir önemli nokta parkta geçirdikleri 2 hafta boyunca tüm elektrik ihtiyaçlarını yanlarındaki ufak bir güneş paneli üzerinde sağlamaları. Belgesel meraklısı bir insan olmamanız ihtimaline karşın öncelikle belgeselin trailer’ını izlemenizi öneriyorum. Onu izledikten sonra izlemeye karar verebilirsiniz.

Trailer:

Belgesel:

Belgeseli izleyecekseniz önerim tam ekran yapıp da izlemeniz.

Gelelim işin beni çocukluğuma götüren bölümüne. Vimeo’da Dennis biraderlerin videolarına bakarken aşağıdaki Hilton videosuna rastgeldim. Bizim belgeselciler deniz uçağıyla Gates of the Arctic’ten sadece 43 kişinin yaşadığı Bettles şehrine geldiklerinde Hilton’da kalıyorlar ancak bu bizim bildiğimiz Hiltonlara pek benzemiyor diyecektim ki; diyemiyorum. Çünkü benim bildiğim bir Hilton’a oldukça benziyor.

Bacak kadar çocukken, annemle ufak bir ekibe katılıp daha kitlesel turizmin mahfetmediği zamanlarında Ayder Yaylası’na gitmiştik. Zaten yaylaya gidişimiz oldukça maceralıydı. Eski minibüsler, kamyon kasalarında hep beraber köy yollarında dıngıdı dıngıdı zıplayarak yolculuklar. Ancak en eğlenceli kısım yaylaya vardığımız da karşımıza çıktı. Hilton’da kalacaktık. Büyük bir yayla evini otele çeviren Karadenizli girişimci otelin adını da Ayder Hilton koymuştu. Bu arada o dönem yaylanın tek otelinin Hilton olduğunu belirtmem gerekir. Bildiğim kadarıyla neredeyse Uludağ kadar otel/pansiyon varmış artık Ayder Yaylası’nda.

Velhasılı kelam komik isimli bir otelde kaldık, çok eğlendik, yaylada bol bol yürüdük. Benim için çocukluğuma dair unutulmaz anılar barındıran bir seyahat olmuştur. Ayrıca Dennis biraderlerden daha şanslıydık çünkü Ayder Hilton’da tuvalet dışarda değil koridorun sonundaydı. Umarım Bettles ve Gates of the Arctic’in sonu da Ayder gibi olmaz. Bu ülkede tarih toprak altına gömülüp korunurken, restorasyon adı altında en güzel eserler cayır cayır yanarken, HES’lerle doğa geri dönülemeyecek zararlara uğratılırken halen dünyada insan eli değmemiş yerlerin olduğunu bilmek umut verici.

Share

You May Also Like

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *