, ,

Cenevre

NEDİR NE DEĞİLDİR

Memlekette genelde İsveçle karıştırılması dışında; banka hesapları, peynirleri ve inekleri ile bilinen İsviçre’nin üçüncü büyük şehri Cenevre Avrupa kıtasının bütün huzurunu kendisinde toplamış bir izlenim oluşturuyor. Alp Dağları’nın eteklerinde,  Leman Gölü’nün kıyısına kurulmuş olan şehir, içerisinde bulunan uluslararası kuruluşlar ve expat nüfusla adeta bir Babil Kulesi’ni andırıyor.

Cenevre’de 192 bin civarı kişi yaşıyor. Cenevre nüfusunun %50’sini expatlar oluşturuyor. Şehirde 184 farklı milletten insan yaşadığı tahmin ediliyormuş. Ülke genelinde yaşayan insanların %20’sinin de İsviçre vatandaşı olmadığını belirtmek gerekiyor. İsviçre çok kültürlü bir ülke. Resmi olarak 4 dili var. Almanca, Fransızca ve İtalyanca kültürel farklarla ülkenin çeşitli yerlerine dağılmış durumda. Bir de 60 bin kişilik ufak bir topluluğun konuştuğu Romanş dili var ki ülkenin önemli bir kültür mirası olarak halen az da olsa kullanılıyor.

İsviçre 1291 yılına kadar birbiriyle savaşan derebeylerinin yer aldığı dağlık bir bölge olarak biliniyor. Bir rivayete göre Vatikan’dan kovulan Tapınak Şövalyeleri bu bölgeye gelip, derebeylerinin bir araya getirip Helvetica Konfederasyonu’nun kurulmasını sağlıyorlar. Resmi hikaye ise Roma-Cermen İmparatorluğuna karşı derebeylerinin kendilerini sağlama alma isteği. Böylece günümüz İsviçre’sinin temelleri atılıyor. Bunu izleyen bir kaç yüzyıl kesintili olarak savaşlar ve farklı mezhepten kantonlar arası mücadelelerle geçiyor. Üstüne bir süre de Napolyon orduları tarafından işgal ediliyor. Ancak 1848 yılında federal bir anayasa oluşturularak doğrudan demokrasiye geçiliyor ve kantonlar birleşerek modern İsviçre’yi meydana getiriyorlar.

Tüm Avrupa’nın mahvolduğu iki dünya savaşına da dahil olmayarak tarafsızlığını ilan eden İsviçre bu nedenle yirminci yüzyılı oldukça karlı geçiriyor. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nda ülke bankalarına gönderilen meşhur Nazi Altınları ile ülke inanılmaz bir zenginliğe kavuşuyor.  İkinci Dünya Savaşı sonrası bu zenginliği sanayi ve ticarette doğru kullanarak dünyanın en zengin ülkelerinden biri haline geliyor. Ancak 1995’de Yahudi soykırımı kurbanlarının aileleri Nazilerin Yahudilerden toplayıp İsviçre bankalarına gömdüğü altınların karşılığını talep ediyorlar. Yahudi lobisinin büyük baskıları ve küresel tartışmalardan sonra İsviçre’nin en büyük iki bankası olan UBS ve Crédit Suisse ailelere toplamda 1.25 milyar dolar ödeme yapmayı kabul ediyor.

Dünyaca ünlü İsviçre bankaları ise bilinen bankalardan biraz farklı işliyor. Para yatırıldığında faiz veren bankaların tersine, ülkenin dokunulmaz yapısının sağladığı güvenden dolayı bankalarda eksi faiz uygulanıyor. Para bankada kaldıkça bankanın uyguladığı eksi faizden dolayı eksiliyor. Ancak İsviçre’nin bu gizli ve güvenilir banka yapısı son dönemde büyük değişimler geçiriyor. Dünya ekonomisinin dengesini bozan para aklama olayları ve suç örgütlerinin hesaplarının kontrol edilebilmesi amacıyla İsviçre, bünyesinde bulunan banka hesaplarının üzerindeki kara perdeyi aralamış durumda. Bu şeffaflaşma hareketinin yanında 2008 küresel ekonomik krizi de bankacılık sistemini oldukça sarsmış.

Heidi’nin memleketi olan İsviçre’de işsizlik oranı sadece %2,4. Dertsiz tasasız insanlar olan İsviçreliler oldukça çalışkan, organize, temkinli ve yasalara takıntı oranında saygılılar. Hatta İsviçrelilerle ilgili “Yeşil ışık yansa bile karşıdan karşıya geçmeye tereddüt eder.” gibi bir söylem var Avrupa’da. Cenevreliler ise oldukça neşeli tipler. Fransızların meşhur snopluklarından arınmış halleri gibiler. Neredeyse kıtadaki en afili doğal güzelliklere sahip olan ülkede çok ciddi oranda AB karşıtlığı söz konusu. Avro kullanımı konusunda da oldukça katılar. Bununla birlikte 2008 krizinin etkisiyle sağ partilerin güçlendiğini söylemek mümkün. Ülkede giderek artan bir yabancı düşmanlığı ve göçmen karşıtlığı mevcut. İsviçre doğrudan demokrasi ve anayasal hakların kullanımıyla ilgili çok önemli bir örnek ülke. Yüz bin imzaya sade vatandaş meclisin çıkardığı bir yasayı referanduma götürebiliyor mesela. Ülkedeki 26 kantonun hepsi de özerk yapıdalar.

Artistlik yapmak için biricik evladını öne sürüp, kafasına elmayı koyup, vuran Giyom Tel nam-ı diğer William Tell’in yetiştiği topraklardaki güçlü askerlik kültürü de ülkenin kuruluşuna dayanıyor. Dünyanın en disiplinli ordularından birine sahip olan İsviçre, Vatikan Devleti’nin de ordusunu oluşturuyor. İsviçreli Muhafızlar yüzyıllardır Papa’nın özel korumalığını üstleniyorlar. İsviçre’de askerlik zorunlu, ayrıca erkekler herhangi bir işgal senaryosunda alacakları askeri görevlere dair periyodik olarak denetleniyorlar.

Cenevre dünya bilim ve bilişim tarihinde oldukça önemli bir yere sahip. Şehir dünyanın en pahalı ve büyük bilimsel deneyinin yapıldığı CERN’e ev sahipliği yapıyor. Günümüzde tanrı parçacığı deneyiyle bilinen CERN aynı zamanda 1989 yılında HTML’in de geliştirildiği bir merkez. Bu nedenle kente internetin doğduğu yer olarak nitelendirenler bile mevcut. Öte yandan Cenevre dünyanın en sakin şehirlerinden biri. Sakinlik günlük hayata o kadar yansımış ki akşam saat 22’den sonra evlerde duş yapmak hatta sifon çekmek yasak.

Gece hayatı çok hareketli değil. Ancak Le Zoo / l’Usine şehir standartlarının üzerinde eğlence sunan bir kulüp. Expatların pek tercih etmediği Le Zoo / l’Usine Cenevre yeraltı kültürünü tanımak için en iyi adres. Bir de Rue de l’Ecole-de-Médecine üzerinde bir kaç sevimli öğrenci barı mevcut. Cenevre çok güvenli bir şehir. Sadece Rue de Carouge civarında çok nadiren çeşitli olaylar oluyormuş. Şehir dünyanın en pahalı şehirlerinde genelde ilk 3’te yer alıyor. Bu nedenle yapılabilecek tüm aktiviteler çok pahalı. Halkın gelir düzeyinin her sosyal sınıfta çok yüksek olması nedeniyle. Şehirde toplu taşıma fazla dakik. Ulaşım otobüsler ve tramvaylarla sağlanıyor. Ancak şehrin bir ucundan bir ucuna yürümek saat bile sürmüyor.

GEZSEK GÖRSEK

Cenevre’yi gezmeye başlamak için en güzel kısım eski şehir kısmı. Buradaki en görkemli tarihi yapı ise St. Pierre Katedrali. Reform hareketinin liderlerinden Calvin’in de bir süre ikamet ettiği katedralin Protestanlık tarihinde önemli bir rolü var. Kilisenin içini gezdikten sonra kuzey kulesine çıkabilirsiniz. Kuleden Leman Gölü, Alp Dağları ve şehrin muhteşem manzarası izlenebilir. Şehir önemli bir savaş geçirmediği için Orta Çağ’daki haliyle kalabilen eski sokaklarda dolaşabilirsiniz. Cenevre’nin 16. Yüzyıldan 19. Yüzyıla kadar  günlük ve ev hayatıyla ilgili sergileri ziyaret edebileceğiniz Maison Tavel de yine bu sokaklarda bulunuyor. Özellikle en üst katındaki eski Cenevre maketi çok ilgi çekici. Place du Bourg-de-Four’daki kahveler ise özellikle hafta sonları eski şehirde dolanan Cenevrelileri izlemek için ideal bir nokta.

Eski şehri dolaştıktan sonra Cenevre’nin en bilinen sembolü olan Jet d’Eau’ya doğru ilerleyebilirsiniz. Yol üzerinde Jardin Anglais ve onun içerisindeki L’Horloge Fleurie yani çiçeklerden yapılmış olan büyük saati görebilirsiniz. Şehrin en önemli sembolü olan Jet d’Eau aslında dev bir su pompası. 140 metre yüksekliğe 200 km hızla su püskürten pompa 1360 beygir gücünde bir motorla destekleniyor.

Garın arka tarafında yer alan Les Grottes semti ise şehrin en renkli bölgelerinden biri. Genelde göçmenlerin yaşadığı bu bölgede Barselona’da bulunan Gaudi yapılarına benzetilmeye çalışılan binalar bulunmakta. Semtte oldukça sempatik bir kaç bar ve lokanta yer alıyor.

Şehrin merkezindeki fazla elit havadan kurtulmak içinse yapılabilecek en doğru şeylerden biri Carouge semtine ilerlemek. Rue de Carouge’dan yürüyerek ulaşabileceğiniz semtte. 2-3 katlı evler, kahveler ve ufak dükkanlar bulunmakta. Cumartesi sabahları kurulan pazarı ile Carouge oldukça canlı bir yer haline geliyor. İnsanlardan kaçmak isteyenler içinse Parc des Bastions şehir içinde kafa dinlemek için güzel bir adres. Ayrıca ülkenin en popüler sporu buz hokeyi ilginizi çekerse Genève-Servette’in bir maçına da gidip, maç içinde İsviçrelilerden beklenmeyecek bir coşkuya şahit olabilirsiniz.

Bağlarının UNESCO tarafından korumaya alındığı Lavaux Bölgesi ise Cenevre’ye çok yakın mesafede bulunuyor. Şarap üretiminin yapıldığı ufak köyleri ve  doğal güzellikleri ile bölge görülmeye değer. Lozan ve Montreux de özellikle Leman kıyısından ilerleyen trenle şahane bir manzarayı izleyerek ulaşabileceğiniz güzel seçenekler.

YESEK İÇSEK

İsviçre denilince akla yemekle ilgili ilk gelen şeyler peynir ve çikolata. İsviçre peynirleri yapıldığı sütün kalitesi ve geleneksel yöntemlerin korunması nedeniyle insana aklını kaybettirecek kadar güzeller. Hafta sonları uzun kahvaltılar için şahane peynir seçenekleri, çörekleri, jambonları ve tartlarıyla Carouge’da bulunan Le Cheval Blanc muhteşem bir adres. Kahvaltı üstüne çikolatalı kekten tatmayı sakın unutmayın.

Peynirden bahsederken fondüyü atlamak olmaz. Cenevre’de bir çok turistik ve havalı fondücü bulunuyor. Ancak Rue de Versonnex’de bulunan ufacık ve geleneksel fondücü Bon Vin kanımca şehirdeki en doğru adres. Özellikle şampanyalı fondüleri inanılmaz. Domuz ürünleri ile aranız iyiyse fondü öncesi isli et ürünlerini de deneyebilirsiniz. Bon Vin’de çatlamadan peynir fondünüzü bitirebilirseniz de mutlaka üstüne çikolata fondü ısmarlayın.

Çikolata İsviçre’nin en önemli ürünlerinden biri. Neden İsviçre bu kadar iyi çikolata üretiyor sorusunun cevabı ise peynir ile aynı: Yüksek kalitede süt. Standart marketlerde bile yüksek kaliteli çikolatalar bulunurken bunun yanısıra şehirde çikolata butikleri bulunuyor. Burada özel kakao çeşitleriyle gerçek zanaatkarlar tarafından limitli miktarlarda üretilen özel çikolatalar satılmakta. Cenevre’de bu konudaki en başarılı isim, Carouge’da ufak bir “chocolatier”si bulunan, dünyaca ünlü çikolata şefi Philippe Pascoët.

Cenevre özellikle beyaz şarap konusunda Lavaux bölgesinin ekmeğini yiyor. Bölgede üretilen şaraplar oldukça güzel. Bununla birlikte Cenevre’de üretilen Calvinus birası da denenilmesi gereken başka bir lezzet.

YATSAK UYUSAK

Cenevre pahalı bir şehir. Bu durum konaklama imkanlarına da yansımız durumda. Şehirde bir kaç hostel yer alsa bile, fiyatları standart üzerinde. Bu nedenle konaklama adına en makul yol bir arkadaş yanı veya couchsurfing olacaktır.

Cenevre Top5 List

1-Carouge

2- Eski şehir

3-Le Cheval Blanc

4- Buz hokeyi maçı

5- Le Zoo / l’Usine

Share

You May Also Like

One comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *