, ,

Cenova

NEDİR NE DEĞİLDİR

İtalya’da Roma’nın kuzeyinde kalan şehirler genelde şık, steril, gösterişli ve hafif burnu havadadır. Cenova ise Kuzey İtalya’nın adeta asi çocuğunu oynayarak tüm bu imajı terse çeviriyor. Jaques Brel ve Charles Aznavour’un şarkılarında anlatılan liman kentlerinden olan Cenova’yı özetlemek için renklilik, kaos ve kozmopolitlik kelimeleri kullanılabilir.

4. Yüzyılda Romalılar tarafından kurulan Cenova kenti, adını Latince kapı anlamına gelen İanua kelimesinden alıyor. Tarih boyunca çizmeye hatta Avrupa’ya deniz kapısı olarak bu ismin hakkını veren şehir, Orta Doğu’dan Kuzey Afrika’ya neredeyse tüm Akdeniz havzasını kökten etkilemiş bir denizcilik kültürü oluşturmuş. Akdeniz’de farklı yerlerde kurduğu kolonilerle hem ticaret ağını genişletip hem de hakimiyetini sürdürmüş. Özellikle 12 ve 13. Yüzyıllarda Akdeniz’de kesin bir üstünlükleri olduğunu söylemek mümkün.

Bu ileri denizcilik kültürü biraz da coğrafi koşullar nedeniyle baskın hale gelmiş. Cenova’nın içinde bulunduğu Liguria bölgesi sarp dağları ve tarıma elverişsiz topraklarıyla biliniyor. Bu nedenle deniz Cenovalılar için bir kaçış ve özgürlük alanı olmuş hep.

İstanbul’a Galata semtini ve şehrin sembollerinden biri olan Galata Kulesi’ni kazandıran Cenovalıların tarih sahnesindeki önemlerini kaybetmeleri ise bir Cenovalı sayesinde oluyor. Kolomb 19 yaşına kadar tüm denizcilik yeteneklerini kazandığı şehri terkedip, uzun mücadeleler sonucu Amerika kıtasına ulaştığında coğrafi keşifleri başlatıyor. Böylece Akdeniz’in dolayısıyla Cenova’nın ticaretteki rolü giderek azalıyor. Cenovalılar kendi silahlarıyla vuruluyorlar bir nevi. Kolomb’un ise bir kahraman mı yoksa eli kanlı bir katil mi olduğu hala tartışılan bir konu.

Cenova günümüzde sol siyasal kültürün etkili olduğu bir şehir. Bunda tersane işçilerinin varlığı etkili olsa da diğer yandan tarihi olarak da önemli bir siyasal mirasa sahip. Cenova Nazi işgalinden kurtulmak için ilk ayaklanma çıkartan kuzey kenti. Günümüzde de bu protest tavır sürdürülüyor. Diğer yandan günümüzde polisin orantısız güç kullanımıyla ilgili özellikle aydın, genç kesimden büyük şikayetler yükselmekte. 2001 yılında Cenova kentinde yapılan G-8 toplantısı esnasında polisin protestoculara karşı tutumunun bu durumun en büyük kanıtı olduğu söyleniyor. Bu toplantı sırasında yaşanan olaylarda 23 yaşındaki protestocu Carlo Giuliani hayatını kaybetmiş ve gözaltına alınan protestocular sistematik bir işkenceden geçirildiklerini iddia etmişlerdi. 2008 yılında sonuçlanan davada olay ile ilgili 15 polis suçlu bulundu.

Kentte ulaşım için yürüyüş ideal yöntem. Bununla birlikte şehrin iş görür bir metro ağı ve ufak liman sokaklarına bile girip çıkabilen bir otobüs ağı var. Şehir bir liman kenti olmasına rağmen güvenli sayılabilir. Gece eski liman bölgesindeki dar sokaklar ilk başta insanı ürkütse de bir sıkıntı yaşanmıyor. Ancak her yerde olabilecek yankesicilik gibi kalabalık ortam seven mevzulara karşı uyanık olmak gerek.

GEZSEK GÖRSEK

Cenova’yı hakkını vererek dolaşmak için 2-3 gün civarı bir süre yeterli olacaktır. Şehrin merkezi Piazza Ferrari yani Ferrari Meydanı. Aynı zamanda eski şehirle yeni şehrin birleşim noktası da burası. Tarih boyunca şehrin önemli bir noktası olan meydanda şu anda bir çok şirketin genel merkezi, bankalar ve ofisler mevcut. Aynı zamanda 2. Dünya Savaşı’nda büyük hasar görüp restore edilen Neo-klasik Carlo Felice Tiyatrosu da bu meydanda bulunuyor. Palazzo Ducale yani Dukalık Sarayı adı üzerinde Cenova’nın seçimle göreve gelen Dukalarının görev yaptıkları bina oluyor. Günümüzde ise bu bina şahane sergiler için kullanılıyor.

Eski şehrin kalbi Strada Nuova. Çünkü eski zamanların tüm cemiyet hayatı burada dönüyormuş. Şu anda resmi olarak Via Garibaldi ismini taşıyan sokaktaki tüm evler birer müze adeta. Bazılarının içerisindeki ufak avlulara girilebiliyor. Özellikle tavan işlemeleri muazzam. Kiminde eski deniz savaşları resmedilirken kiminde de İncil’deki hikayeler resmedilmiş. 16. Yüzyılda Galeazzo Alessi tarafından tasarlanan caddede bulunan en önemli 3 saray Rosso, Bianco ve Doria-Tursi. Doria Ailesi aslında bizim kısmen de olsa tanıdığımız bir aile. Preveze Deniz Savaşı’nda Osmanlı Donanması’nın karşısına çıkan Haçlı Donanması’nın başındaki Andrea Doria bu ailenin bir mensubuydu. Zaten bazı evlerin tavanlarında Osmanlılarla yapılan deniz savaşları anlatılıyor. Muhteşem freskleri ve geniş Rönesans dönemi sanat koleksiyonuyla Palazzo Reale de sanatseverler için Cenova da görülmesi gereken başka bir adres.

Cenova’nın yetiştirdiği en meşhur kişi herhalde Kolomb’dur. Hindistan’a gitme niyetiyle yola çıkıp, o dönemde hiç bilinmeyen Amerika kıtasına vararak dünya tarihini bambaşka bir raya sokan adama dair Cenova’da ilk görülebilecek yer 4 yaşından 19 yaşına kadar yaşadığı ve denizcilik kültürünün oluştuğu Casa della Famiglia Colombo yani Kolomb Ailesinin evi. Alt kısmı Kolomb’un babasının dükkanı olan ufak ev hayal kırıklığı yaratsa da Cenova’da o dönemden kalan ender mimari eserlerden biri. Evi ziyaret ettiğiniz biletle aynı zamanda hemen evin 50 metre yakınındaki Porta Soprana’daki kulelere çıkıp eski şehri tepeden izleyebilirsiniz. Kolomb’un 1570’de ayrılıp deniz yolculuklarına başladıktan sonra bu eve hiç dönmediğini de söylemek gerekir.

Kolombla ilgili asıl malzemeyse limanda bulunan deniz müzesi Galata Museo del Mare’de bulunuyor. Giriş katında bulunan galerilerde Kolomb’un hem deniz seferleri anlatılıyor hem yüzyıllardır bitmeyen eli kanlı bir katil mi yoksa dünyanın en önemli kaşiflerinden biri mi konusu inceleniyor. Açıkçası Kolomb’un hem kendisinin Amerika yerlilerine yaptıkları hem de ardıllarının yaptıklarına açtığı yol nedeniyle dünya tarihinde haklı olarak pek de iyi anılmadığını söylemek yanlış olmaz. Ancak diğer taraftan da bilinmeyene giden bir yolculuğa çıkması da denizcilik ve dünya coğrafya tarihi adına hakkının verilmesi gereken bir konu. Müze sadece Kolomb’dan ibaret değil. Cenova Limanının inşası, 1400’lü zamanlarda denizin doldurulması, Cenova donanmasının tarihi ve gelişme süreci detaylı olarak anlatılıyor. Öte yandan müzede geçici sergiler açılıyor. Bu sergilerde interaktif bir çok öğe kullanılıyor. Üstelik gezinizin sonunda terasında şahane bir Cenova manzarası izleyebilirsiniz.

Cenova’nın ruhunu en iyi yansıtan yerse liman kısmı. Dar sokaklar, yüksek bakımsız eski binalar, ufacık dükkanlar ve her milletten insan yüzyıllardır Akdeniz’den gelen zenginliklerle beslenmiş olan limana hayat katıyor. Burada görülecek en önemli yer sokakların kendisi.

Eğer deniz altındaki yaşama meraklıysanız Acquario’u ziyaret edebilirsiniz. 5000’den fazla deniz canlısının yer aldığı akvaryum Avrupa’nın en büyüklerinden biri. Korsan kültürüne meraklıysanız da limanda demirli Il Galeone Neptune mutlaka görmeniz gereken bir adres. 1986’da Roman Polanski’nin çektiği Korsanlar filmi için inşa edilmiş olan kalyon ait olduğu dönemin tüm özelliklerini yansıtıyor.

Cenova’nın en önemli sembollerinden biri de hiç şüphesiz La Lanterna. Limanın ağzında bulunan dev fener 1543’de inşa edildiği günden beri yolu Cenova’dan geçen denizcilere yol gösteriyor. 50km’ye kadar ışık iletebilen fenerin çevresinde de hoş bir park bulunuyor. Fener sadece hafta sonları ziyarete açık oluyor.

Hem şehri tepeden görmek hem de sakin bir parkta nefeslenmek için Viletta di Negro da şahane bir kaçamak. Cenova’nın günlük hayatını görmek ve şehri anlamak için de Mercado Oriental kaçırılmaması gereken bir nokta.

YESEK İÇSEK

Cenova’nın en büyük şehir olduğu Liguria bölgesi çok dağlık bir bölge. Bu nedenle tarıma çok elverişli değil. Tarih boyunca Liguria halkı elinde ne varsa bunları en doğru ve akıllı şekilde kullanıp karnını doyurma mecburiyetinde kalmış. Kısıtlı kaynaklarla muhteşem bir bölgesel mutfak yaratmışlar. Denizin bereketiyle dağların hediyeleri dünyaya nam salmış bir mutfak mirası doğurmuş. En çok bilinen soslardan olan Pesto, Cenova’ya ait mesela. Yine Cenova’ya özgü olan Farinata ise nohut unundan yapılan bir tür ekmek/pide. Şehirde kötü deniz mahsülü yiyebilmek için özel çaba göstermek gerekiyor. Akdeniz’in sunduğu tüm fırsatları Cenovalılar adeta bir yemek festivaline dönüştürüyorlar.

Şehirde yemek konusunda bir numarada lokallerin de favorilerinden olan Ugo var. Ugo basit, mütevazi ve salaş bir aile işletmesi aslında. Eski limanın dar sokaklarından birinde yer alıyor. İçeri girildiğinde ilk göze çarpan şey Cenova Futbol Kulübü’nün tarihini anlatan fotoğraflar, posterler, biletler ve objeler. Kimi duvarlar müze tadında. Mutlaka yenmesi gereken yemekse günün menüsünde denk gelirseniz midyeli ve kabaklı trofiette. Lezzetini anlatmak için kelimelerin kifayetsiz kaldığı, iyi malzemenin basit bir yemeği bile ne hale getirebileceği dersini veren harika bir makarnadan bahsediyoruz.  Ardındansa güveçte domatesli minik ahtapotlardan veya karışık deniz mahsülü kızartma tabağı yiyebilirsiniz. Bu yemeklerin sonundaysa kapanışı harika bir tartla yapabilirsiniz. Bu yemeği sürahide sundukları beyaz ev şarabıyla süsleyebilirsiniz.

Liman kentlerinde her zaman ucuza deniz mahsülleri bulunur. Cenova’da da bu gelenek bozulmuyor. 2 teyzenin deniz mahsüllerini kızarttığı adı bile olmayan büfeyi Via Sottiripa’da bulabilirsiniz. Vitrininde sergilenen taze kızartılmış jumbo karidesler, kalamarlar ve balıklardan rahatlıkla tanıyabilirsiniz. Bir torba deniz mahsülüne ödediğiniz para sizi oldukça şaşırtacaktır. Yiyeceklerinizi aldıktan sonra hemen sahilde bir bank bulup aldıklarınızı mideye indirebilirsiniz.

Turistler için dünya mutfağına uyarlanmamış Liguria yemekleri yemek içinse doğru adres Gaia. Özellikle balıklarıyla öne çıkan lokantada gerçek bir pesto deneyimi yaşayabilirsiniz.

YATSAK UYUSAK

Cenova’da Brignole Garı’na çok yakın olan Hotel Brignole standart bir konaklama hizmeti almak için uygun bir mekan. Bununla birlikte Hotel Cairoli de başka bir alternatif.

İzlesek Öğrensek

Diaz: Don’t Clean Up This Blood

Genova

Cenova Top5 List

Eski limandaki sokaklar

Galata Museo del Mare

Ugo

Viletta di Negro

Teyzelerin balıkçısı

Share

You May Also Like

2 comments on “Cenova

  1. fatih
    12/2015 at 18:37

    çok güzel bir italyan şehri. merkezi muhteşemdir, dar ortaçağ sokakları marinaya bağlanır, buralarda kaybolmak eğlencelidir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *