,

Erzurum-Palandöken

NEDİR NE DEĞİLDİR?

Evliya Çelebi’ye göre kedilerin damdan dama atlarken Aralık’ta havada donup; Mayıs’ta çözülüp mırnav diye yere düştüğü şehirdir Erzurum. Ancak şehrin soğuk havası tarih boyunca şikâyet sebebi olsa da günümüzde Türkiye’nin kış sporları merkezi olmasını sağlamış.

Yolu Doğu Anadolu’dan geçen neredeyse her uygarlığa ev sahipliği yapmış olan şehrin ismi Selçuklulara dayanıyor. Rum toprağı anlamına gelen Arz-i Rum kelimesinin yüzyıllar boyu değişmesiyle şehrin adı Erzurum olmuş. Selçukluların bu bölgeye Rum Toprağı demelerinin nedeni ise şehrin Bizans İmparatorluğu’nun önemli kalelerinden biri olmasıymış. Bizanslılara Roma’nın mirasçılığından dolayı Rum denilirmiş. Hatta Anadolu’ya akın yapan Anadolu Selçuklularına da Rum Selçuklusu denilirmiş.

Palandöken Dağı’nın eteklerinde geniş bir platoya yerleşen şehir, Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri ve bulunduğu Doğu Anadolu Bölgesinin merkezi. Ekonomisinin en temel dinamikleri ise üniversite ve şehirde bulunan 9. Kolordu. Diğer yandan 2011 yılında gerçekleştirilen Üniversite Kış Olimpiyatları sonucunda şehir Türkiye’deki en önemli kayak merkezlerinden biri olmuş durumda. Düzenlenecek yarışmalar için yapılmış tesisler ve pistler Erzurum’u bir adım öne çıkartmış. Dünyanın her yerinden üniversiteli sporcuların yer aldığı bu organizasyon sonucu şehirde Curling Arena, Atlama Kuleleri gibi yol tabelaları görebilmek mümkün. Atlama kuleleri, hem gündüz hem de gece ışıklandırılmış halleriyle oldukça görkemli hatta biraz ürkütücü.

İpek Yolu üzerinden bulunan Erzurum tarih boyunca çok farklı kültürlerden beslenmiş. Bu nedenle de Erzurumlular için misafir ağırlamak bambaşka bir ritüel. “Başımın üzerinde yerin var.” deyişinin ortaya çıktığı hatta uygulandığı yer olan Erzurum’daki eski evlerde, misafirler için hane halkının oturduğu yerin hemen üstünde bir loca bulunurmuş. Misafirler burada, ev sahibinin her zaman oturduğu yerin tepesinde oturtulurmuş.

Birbirlerine Dadaş diye seslenen Erzurumlular kış sporları yanında en eski Türk sporlarından biri olan Cirit’e de oldukça meraklılar. Hatta Türkiye’deki en iyi cirit takımlarının Erzurum’da olduğu söyleniyor. Şehrin en önemli ürünlerinden biri de oltu taşı. Oltu ilçesinden çıkartılan yarı değerli siyah renkli taş takı ve tespih yapımında kullanılıyor. Öte yandan suyunun temizliği ve güzelliğinden midir bilinmez Erzurum’da lezzetsiz çay içme şansınız da bulunmuyor.

Şehir baya emniyetli. Halkın muhafazakâr yapısı ve nispeten ufak bir şehir olmasından suç oranı oldukça düşük. Tabi bu muhafazakarlık şehirde pek gece hayatına yer vermiyor. Şehir merkezinde 2 adet bar bulunsa bile tüm gece hayatı Palandöken’de yer alan otellerde bulunuyor. Şehir yürüyerek rahatlıkla gezilebilecek büyüklükte. Bu nedenle pek ulaşım aracına ihtiyaç duyulmuyor.

GEZSEK GÖRSEK

Erzurum Selçuklu mirasının en iyi korunduğu ve sergilendiği şehirlerden bir tanesi. Şehirde Selçuklulardan kalma birçok eser bulunmakta. Şehrin sembolü olan Çifte Minareli Medrese mutlaka görülmesi gereken bir eser. Erzurum Belediyesi de Çifte Minareli Medreseyi o kadar sahipleniyor ki yollardaki yaya geçitlerinde bile medresenin kulelerinden esinlenilmiş. Medresenin giriş kapısında bulunan taş işçiliği ise muhteşem. Ardından hemen yanında bulunan ve Erzurum’un en eski camilerinden biri olan Ulu Cami ziyaret edilebilir.

Bu iki eserden sonra ise kısa bir yürüyüşe başlarsanız 3 Kümbetlerle karşılaşırsınız. Bu eserler kime ait olduğu kesino larak bilinmese bile Selçuklu hükümdarlarından birine ait olduğu sanılmaktaymış. 3 Kümbetlerden sonra ise Erzurum Kalesine gidebilirsiniz. Çeşitli dönemlerde, çeşitli devletlerin eklentileriyle sürekli değişen kalede görülmesi gereken iki yer ise Bizans benzeri kubbe yapısıyla mescit ve saat kulesi. Saat kulesine tırmandığınızda şehri tepeden izlemek mümkün.

Yine şehir merkezinde Mimar Sinan’ın muhteşem bir eseri olan Lala Paşa Camisi görülebilir. Lala Paşa Camisinin bulunduğu geniş alanda yer alan Yakutiye Medresesi ise İlhanlılardan kalan bir eser. Özellikle giriş kapısının yanında bulunan betimlemeler, çift başlı kartal gibi öğeler çok etkileyici. Medresenin kapı kemeri de ve çevresi de muhteşem bir taş işçiliğine ev sahipliği yapıyorlar. Medreseyi gördükten sonra kısa bir yürüyüşle Taşhan’a doğru ilerleyebilirsiniz. Rüstem Paşa Bedesteni olarak bilinen Taşhan oltu taşında yapılan tespih ve takıların merkezi. Ufak dünkkanlarda babadan oğla geçen yöntemlerle üretilen oltu taşından ürünler satılıyor. Taşhan’da bulunan Ali Usta’nın Çelebi Oltutaşı dükkanı ise alışveriş için güvenilir bir adres. Kendisi de pazarlığı pek seviyor.

11 evin birleştirilmesi sonucu elde edilen Tarihi Erzurum Evleri ise görülmesi gereken başka bir adres. Cumhuriyet öncesi, Cumhuriyet dönemi ve Cumhuriyet sonrası Erzurum evlerinin geçirdiği değişimi görmek oldukça enteresan. Öte yandan Erzurum Evleri içerisinde kaydı tutulmuş 20 bin adet antika eşya da bulunuyor. Doğaya meraklılar içinse şehir dışında Türkiye’nin en önemli şelalelerinden biri olan Tortum Şelalesi ziyaret edilebilir.

Eğer kış sporları ile uğraşıyorsanız Erzurum’un en görülecek yeri ise Palandöken. Türkiye’deki en uzun kayak pistinin de yer aldığı Palandöken yenilenen tesisleriyle oldukça iyi bir kayak merkezi olma yolunda ilerliyor. Yerli turistten ziyade yabancı turistlerin tercih ettiği Palandöken kayak tesisleri 2011’deki Üniversite Kış Olimpiyatları sayesinde oldukça tanınmış.

Liftler genelde Kayak Federasyonu tarafından işletiliyor. Otellere ait liftler de var. Hatta bazları gece de açık. Gece -20ler civarında dolaşan bir sıcaklıkta kim kayar o da başka bir konu tabi 🙂 Pistler için en avantajlı yer en yukarıdaki Dedeman otelinin önü. Otelden direkt piste çıktığınız noktada birçok farklı lifte de ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Bölgede yeni başlayanlar ve kendini geliştirmek isteyenler için de oldukça uygun pistler var üstelik Palandöken’in büyük şehirlere uzaklığından dolayı günübirlikçilere de pek rastlanmıyor. Sakin sakin kayılabiliyor.

YESEK İÇSEK

Erzurum hayvancılığın öne çıktığı bir şehir. Bu nedenle et ürünleri oldukça lezzetli. Erzurum’un en ülkü yemeği ise Cağ Kebap. Erzurum yöresinden kebap yapılan şişe Cağ denmesinden dolayı böyle bir isim almış. Şehirde Cağ Kebap için en iyi adreslerden biri Gel-Gör Cağ Kebap. Siz dur diyene kadar şiş bırakılıyor tabağınıza. Çok lezzetli olan Cağ Kebabı yerken gaza gelip mide fesadı geçirmemek için mutlaka garsonu belli bir cağ limitinde durdurun. Cağ Kebabı bastırmak için ise üstüne kadayıf dolması yenebilir.

YATSAK UYUSAK

Şehirde her bütçeye göre oteller bulunsa da özellikle Palandöken’de en makul otellerden biri Dedeman’a ait. Dağın alt kısmında bulunan Ski Lodge daha butik bir dağ oteli konseptindeyken ki bu daha pahalı, dağın en yüksekte bulunan oteli olan Resort tam bir dağ ve sporcu oteli. Ski Lodge daha romantik ve sakin bir atmosfer sunarken, Resort içerisinde her türlü kayak ekipman desteğiyle, piste direkt çıkış imkânıyla ve akşam karda yapılan aktiviteleriyle dolu bir kayak tatili yapmak isteyenler için ideal bir otel. Palandöken’de açılan ilk otel de olan Resort geçtiğimiz yıllarda yenilenmiş. Hatta ilk açıldığı 1993 yılında hiçbir tesis yokken Dedeman Grubu liftler yaptırıp bunları Kayak Federasyonuna kiralamış.

Erzurum Top5 List

1- Palandöken

2- Çifte Minareli Medrese

3- Yakutiye Medresesi

4- Gel-gör

5- Taşhan

Share

You May Also Like

One comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *