,

Kars

NEDİR NE DEĞİLDİR

Yılın 8 ayı boyunca buzdolabının ısıtıcı olarak kullanıldığı Kars, Türkiye’nin Ermenistan sınırında bulunuyor. Şehir aynı zamanda ülkenin en yüksek rakımlı şehir merkezi unvanına sahip. Kars isminin kökeniyle ilgili bir kaç teori bulunmakta. Ermenice üst kale anlamına gelen Karuts Berd, Gürcüce kapı anlamına gelen Kariskalaki veya zamanında bölgeye göç etmiş olan Oğuz boylarından olan Karsaklardan geldiği bu teorilerden bazıları.

Tarih boyunca Urartu, Pers, Ermeni, Bizans, Selçuklu, Gürcü, Moğol, Osmanlı, Rus gibi farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Kars, İpek Yolu’ndaki önemli kentlerden biri. Şehirden gelip geçen bu farklı medeniyetler günümüze onemli bir etnik zenginlik sağlamış. Türk, Çerkez, Kürt, Azeri, Alman ve Malakan gibi farklı etnik kökenler Kars’ta senelerce bir arada yaşamışlar. Hatta Kars’ın merkezine oldukça yakın sadece Almanların yaşadığı bir köy bile bulunuyor. Ancak günümüzde Kars’tan göç eden Alman nüfusu nedeniyle bu köy (Karacaören) yok olma tehlikesinde.

Bu çok kültürlü yapı şehrin sosyal yapısına bir çok fayda sağlamış. Mesela Ruslar sayesinde kente yerleşen Malakan ve Alman  göçmenler kaz yetiştiriciliği, küçükbaş hayvancılık, gravyer ve kaşar peyniri üretimini şehre kazandırmış. 75 bin nüfuslu Kars aynı zamanda 20 bin öğrencisi olan Kafkas Üniversitesine ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle şehrin kısmen bir öğrenci kenti olduğu da söylenebilir.

Karslılar misafirperver insanlar. Yaşadıkları zorlu kış şartları nedeniyle oldukça dingin bir yapıları var. Şehirlerini sahipsiz olarak nitelendiriyorlar. Devletin 80lerden sonra Kars’ı ihmal ettiğini ifade ediyorlar. 70li yıllarda açık hava baloları, buz pateni pistleri ve canlı bir sosyal hayatın olduğu Kars’ta sosyal hayat eskiyi mumla arıyor. Ülkenin batısına verilen büyük göç de şehrin önemli bir sorunu. Öte yandan bölgenin temel geçim kaynağı olan hayvancılık da son yıllarda yemlerin aşırı pahalılaşması yüzünden hızla güç kaybediyor. Hayvan fiyatları çok düşük seviyelerde seyrediyor. Yapımı halen süren Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı ise şehrin ticari ve sosyal hayatını hareketlendirecek önemli bir yatırım olarak görülüyor. Karslılar demiryolu hattı çevre ülkelerle ilişkileri arttırırken şehrin üzerindeki ölü toprağını atmasına yardımcı olabilir diye umut ediyorlar. Kış boyu elverişsiz hava şartlarından dolayı önemli bir kahve sayısına sahip olan Kars’ta kahvelerde eskiden aşıklar atışırmış. Ancak günümüzde bu geleneğin pek devam ettiği söylenemez. Kars’tan çıkan Murat Çobanoğlu ve Şeref Taşlıova gibi önemli aşıklara rağmen bu gelenek günümüz eğlence anlayışına yenik düşmüş.

1878’den itibaren 40 yıl boyunca Rus işgali altında kalan Kars’ta Baltık Mimarisinin bir çok güzel örneği bulunmakta. Şehirde genelde askeriye ve devlet kurumlarının kullandığı bu muhteşem binaların bazısı koruma altına alınmış olsa da şahıslara ait veya sahipsiz olan bazıları metruk durumda bulunuyor. Bir çok Anadolu şehrinin aksine Kars sokaklarında mazgal sistemi bulunuyor. Birbirini dik kesen sokaklardan oluşan mazgal sistemi Rusların kente davet ettiği Hollandalı şehir planlamacılar tarafından 1890 yılında uygulanmış.

Şehir oldukça güvenli. Terör sorununun neredeyse hiç görülmediği şehir, akşamları oldukça tenha ve sakin bir hayata sahip. Hava karardıktan sonra sokakta pek insan olmuyor. Şehir merkezinde eskiden atların çektiği kızaklar kullanılırken günümüzde ulaşım için minibüs ve taksiler var. Ancak şehir yürüyerek rahatlıkla gezilecek boyutta. Şehir dışında gidilecek yerler içinse araba kiralanması veya taksi tutulması gerekiyor.

GEZSEK GÖRSEK

Kars’ı gezmeye kaleden başlayabilirsiniz. Şehre tepeden bakan bir tepenin ütüne inşa edilmiş olan kale Selçuklular zamanında yapılıp, çeşitli dönemlerde yıkılıp tekrar yapılmış. Kaleye çıkıp şehri tepeden izledikten sonra hemen kalenin altında yer alan 12 Havariler Kilisesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Eski bir Ermeni Kilisesi olan yapı günümüzde cami olarak kullanılıyor. İçerisindeki duvarlarda kullanılmış olan harika taş işçiliği mutlaka görülmeli. Hemen yanında ise Osmanlı döneminde inşa edilmiş olan Evliya Camiini ziyaret edebilirsiniz. Caminin bahçesinde bulunan Harakani Türbesi’ni de ziyaret edebilirsiniz. Tasavvuf tarihinin önemli figürlerinden biri olan ve Mevlana’nın Mesnevisinde de bahsedilen Harakani’nin mezarı Evliya Çelebi tarafından bulunmuş ve şu andaki yerine defnedilmiştir. Yine yakınlarda olan Taş Köprüyü de ziyaret edebilirsiniz.

Kaleiçi mahallesinde yer alan kimi ilginç sokakları dolaştıktan sonra yine mahallede yer alan Çobanoğlu Kahvesi’nde (kadın gezginler bunu dikkate almayabilirler) biraz soluklanıp demli bir çay içebilirsiniz. Ünlü aşık Murat Çobanoğlu’nun adını taşıyan kahve özgün yapısını koruyor. Dinlendikten sonra Kaleiçi Mahallesi ve şehrin en hareketli caddesi olan Faik Bey Caddesi arasında kalan sokakları dolaşabilirsiniz. Bu sokaklarda Rus işgali esnasında inşa edilmiş olan Baltık Mimarisi tarzındaki binaları görebilirsiniz. Bu binalardan en görkemli olanları ise Emniyet Müdürlüğü ve Defterdarlık binaları.

Şehir merkezini dolaştıktan sonra Cumhuriyet Caddesi üzerindeki Fethiye Camiini ziyaret edebilirsiniz. Rus işgali döneminden kalan en görkemli binalardan olan Fethiye Camii aslında büyük bir Ortodoks Katedrali olarak inşa edilmiş. Ancak daha sonrasında camiye dönüştürülmüş. Kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz Kars Müzesi ise şehrin tarihini güzel özetleyen derli toplu, ufak bir müze. Hem arkeolojik buluntuların sergilendiği hem de Kars’ın geleneksel zanaatlarının yer aldığı müze kısa sürede gezilebilir. Şehrin en meşhur ilçelerinden olan Sarıkamış ise Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden. Dünyada sadece İsviçre Alplerine ve Sarıkamış’a yağan kristal kar kayak ve snowboard için bölgeyi ideal bir konuma getiriyor.

Kars’ta hafta içi her sabah 10-11 civarlarına kadar büyük bir hayvan pazarı kuruluyor. Şehrin çıkışında yer alan bu pazar bölgedeki en büyük büyük baş hayvan pazarı olarak biliniyor. Bölgenin temel geçim kaynaklarından olan büyük baş hayvanların alıcılarını beklediği pazarda şanslıysanız sıkı pazarlıklara denk gelebilirsiniz.

Kars’a yaklaşık 40 dakika mesafedeki Ani Harabeleri ise şehirde mutlaka görülmesi gereken tarihi alanlardan bir tanesi. Ermeni Krallığı tarafından kurulan ve oldukça köklü bir tarihe sahip olan şehir İpek Yolu’nun aktif olarak kullanıldığı dönemde Marko Polo gibi bir çok seyyahın ve tüccarın Asya’ya geçiş noktası olmuş. Sırasıyla Doğu Roma, Selçuklular, Gürcüler ve bir çok uygarlığın yönetimine giren şehir 16. Yüzyılda yavaş yavaş terkedilmeye başlanmış.

Görkemli kuzey surları, duvar resimlerindeki renkleri hala canlı kalabilmiş Resimli Kilise, Anadolu’daki ilk Türk camii olan Menüçehr ve Ermeniler için kutsal olan Ani Katedrali tarihi kentte mutlaka görülmesi gereken yerler. Diğer yandan bir vadinin yamacında bulunan Ani Harabeleri aslında Türkiye’nin Ermenistan sınırında yer alıyor. Bu nedenle Ani Harabelerini ziyaret ettiğinizde vadinin diğer tarafındaki Ermenistan topraklarını da görebilme şansını yakalıyorsunuz.

Kars’a yaklaşık 1,5 saat mesafedeki Çıldır Gölü ise görülmesi gereken başka bir yer. Çıldır, yazın sıradan bir göl iken kışın tamamen buz tutuyor ve üzerinde atlı kızaklarla dolaşılabilen bir hal alıyor. Oldukça kalın bir buz tabakasıyla kaplandığı için kırılma tehlikesi de pek yok. Donmuş bir gölün üzerinde yürümek ve sahilden yürüyerek uzaklaşmak oldukça ilginç bir his. Çıldır Gölü’nü ziyaret ettiğinizde belki gölde balık avlayan balıkçılara denk gelebilirsiniz. Donmuş gölde ağ ile yapılan balıkçılık oldukça zahmetli bir iş. Öncelikle göl donmadan atılmış olan ağların yerinin bulunması ardından da aşağı yukarı 45-50 santimlik buzun en azından 2 yerden kırılması ve ağın çekilmesi gerekiyor. Kırılan kısımlar ise kendi hallerinde yaklaşık 4-5 saat içerisinde tekrar eski hallerini alıyorlar.

YESEK İÇSEK

Kars’ta büyük baş hayvancılığın çok gelişmiş olmasından dolayı süt ve süt ürünleri pek başarılı. Malakan ve Alman göçmenlerin kent kültürüne kattıkları kaşar ve gravyer peynirinin yanı sıra çeçil peyniri de yöreye özgü önemli ürünler. Bu durum başka lezzetlere de yansımış durumda. Kaymak, tereyağı ve özellikle tereyağının yüksek ateşte kaynatılıp üzerindeki köpüğün alınıp dondurulmasıyla elde edilen sarı yağ oldukça iyi. Geleneksel ve doğal bir Kars kahvaltısı için şehirde gidilebilecek en doğru adres ise Kars Kaz Evi. Aynı zamanda adından anlaşılacağı üzere burada Kars’ın ünlü kazlarının da tadına bakabilirsiniz. Biraz tuzlu ve kıyasla ağır bir et olan kaz eti dilerseniz parçalara bölünmüş dilerseniz de bütün olarak servis ediliyor. Öte yandan Kars Kaz Evi’nde başka yöresel yemekler de bulabilirsiniz. Bunlardan ısırgan-evelik aşı ve kıymasız mantı hangel muhteşem. Yemekleri bastırması için de Kars Helvası’na yer bırakmayı unutmayın.

Çıldır Gölü ise avlanan Sarı Sazanlar ile ünlü. Eksi hava sıcaklıklarında yakalanan sarı sazanlar oldukça lezzetli balıklar. Bir dönem göle atılan İsrail Sazanlarının Sarı Sazan yumurtalarıyla beslenmesi sonucu oldukça azalan balık türü koruma altında. Sarı Sazan yemek içinse göl kıyısında bulunan Günay Restoran Abuzer’in Yeri en iyi seçim. Şanslıysanız Abuzer Abi’nin balık avına da katılabilirsiniz. Şehirde peynir alışverişi yapmak içinse turistik bir kaç dükkanın dışında Atatürk Caddesi’nde bulunan Doğruel Ticaret denenebilir.

 

YATSAK UYUSAK

Kars’ta bir kaç orta kalite otel bulunuyor. Ancak hem merkezi konumu hem de fiyatıyla Kars Öğretmenevi oldukça akıllıca bir seçenek. Başka bir alternatif ise şehirde bulunan günlük kiralık evler.

 

İZLESEK ÖĞRENSEK

Kader

Güneşi Gördüm

Lal Gece

Kars Öyküleri

 

Kars Top5 List

1- Çıldır Gölü

2- Kars sokakları

3- Ani Harabeler ve Resimli Kilise

4- Kars Kaz Evi

5- Hayvan Pazarı

 

Share

You May Also Like

2 comments on “Kars

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *