, ,

Münih-Oktoberfest

NEDİR NE DEĞİLDİR

Yüksek Alman teknolojisi kavramının içini dolduran, tüylü şapkaları ve anlatılamaz lezzetteki biralarıyla Münih, halen Alman ekonomisinin en önemli kenti olmasıyla birlikte; Almanya’nın diğer bölgelerindekiler tarafında köylü tanımlamasıyla birazcık küçük görülmekte, dışlanmakta. Ancak bu Bavyeralıların ülkenin en zengin insan grubunu oluşturduğu gerçeğini değiştirmez. Çünkü onlar çalışmak için dünyaya gönderilmişlerdir. Her ne kadar köylü ve cahil şakalarında diğer Almanlara bolca malzeme sağlasalar da, 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya’nın tekrar kalkınmasında çok önemli bir rolleri var. Bavyera; tarihsel süreç içerisinde de genelde Avusturya ve Almanya (o zaman ki Prusya) arasında güç sembolü olmuş ve aslında tabi olduğu ülkeye hiçbir zaman tam bir bütünlük sağlayamamış.

Bavyeralılık Münihliler için vazgeçilmez bir kültür. Bu konuda çok milliyetçiler ve genelde sohbet ettiğiniz Münihli kişiler size Alman kimliklerinin yanında Bavyeralı kimliklerini vurguluyorlar. Hatta az bir kısım da olsa Almanya’dan bağımsız bir Bavyera’yi düşleyenler bile var. Son yıllarda bu durum biraz azalsa da, Oktoberfest gibi Bavyera kültürünün zirve yaptığı dönemlerde gençler yerel kıyafetleri ve Bayveralı kimliklerini oldukça sahipleniyor. Bira bu kültürün en önemli unsurlarından biri. Kiminle konuşsak biralarından gururla bahsediyorlar ve dünyanın en iyi biralarının aslında Münih’te üretildiğini söylüyorlar. Haksızda değiller, şehirdeki onlarca irili-ufaklı birahane oldukça lezzetli olan kendi biralarını üretiyor.

the biergarten

Girişte belirttiğim gibi Bavyeralılar çalışmak için yaratılmış. Bunun doğal sonucu ülkenin en zengin insan grubunu oluşturuyorlar. Almanların en büyük uluslar arası şirketleri Münih merkezli şirketler. BMW, Siemens gibi firmalar hem fabrikalarını hem de genel müdürlüklerini burada tutuyorlar. Şakalara neden olan köylülük konusu ise tarımsal nüfusun bölgedeki bunca sanayileşmeye rağmen yüksek olmasından kaynaklanıyor. Diğer yandan Bavyera bölgesi aslında Almanya hatta Avrupa’da burjuva kavramının ilk ortaya çıktığı yerlerden. Bavyeralı kimliği ve kültürünün birazda küçük görülmesinin en önemi nedenlerinden biri bu burjuva yaklaşımı. Bu nedenle özellikle 1970lerde bizim gurbetçilerin büyük keyifle kullandıkları tüylü şapkalar, Avrupa ve Almanya’da köylü, biraz cahil ancak zengin kesimi sembolize etmek için kullanılan bir obje. Öte yandan bölge özellikle aşırı sağ hatta ırkçı partilere en yüksek oy oranının elde edildiği ve tutucu yapısıyla biliniyor. Ancak Münih’in merkezinde Sosyal Demokrat bir eğilim ağırlıkta. Her şeye rağmen Bavyera bölgesinin Almanya’ya ekonomik katkısıyla birlikte, hepimizin zihninde oluşan basmakalıp Alman imgesine olan etkisi tartışılmaz. Zaten bu özelliklerinin farkında olduklarından onlarda kendilerini diğer Almanlardan üstün görüyorlar. proud to be a Bavarian

Münih çok büyük bir kent değil. 1.5 milyon civarı bir nüfusa sahip olan kent aslında özellikle 2. Dünya Savaşı sonrası yoğun işçi ihtiyacı nedeniyle kozmopolit bir yapıya sahip. Ana tren garının etrafındaki bölge birçok Alman kentinde olduğu gibi Türk mahallesi. Münih’te hayat Almanya’nın diğer kısımlarına göre biraz daha pahalı. Bunun en önemli gerekçelerinden biri yerel halkın gelir seviyesinin yüksek olması. Özellikle şehir merkezinin bazı yerlerinde fiyatlar oldukça yüksek.

Gece hayatı ise şehirde bulunan 11 üniversite nedeniyle fena sayılmaz. Şehrin kozmopolit yapısı sayesinde her telden bir eğlence bulabilmeniz mümkün. Şehrin toplu taşıma sistemi oldukça kullanışlı. Zaten büyük bir şehir olmamasından dolayı ve ziyaret edilecek yerlerin genel olarak merkezde toplanmış olması nedeniyle yürüyerek göreceğiniz tüm yerlere gidebilirsiniz.

GEZSEK GÖRSEK

Münih onlarca turistik aktivite barındıran bir şehir değil açıkçası. Bununla birlikte gezilebilecek ilginç yerler birbirlerine oldukça yakın ve her şeyi tek gün içerisinde görebilirsiniz. Dolaşmaya Münih’in kalbi olan Marienplatz ile başlayabilirsiniz. Bu tarihi meydanda gözünüze çarpacak ilk şey dev gotik saat kulesiyle Neues Rathaus olacak. Ayrıca yine bu meydanda geleneksel gotik orta Avrupa mimarisinde inşa edilmiş St Peterskirche ve Heilliggeistkirche kiliselerini ziyaret edebilirsiniz. Bu meydanda bulunan Altes Rathaus ilginizi çekebilecek diğer bir bina. Eğer çok tarihi eser görmekle vakit geçirmek istemezseniz Neues Rathaus’a yakın Kaufingerstrasse’de vitrinlere bakarak zengin Bavyeralıların zevkleriyle ilgili fikir edinebilirsiniz.

Munich

Daha sonra Max-joseph Platz’a doğru yürüyerek Nationaltheather ve Schatzkammer’i ziyaret edebilirsiniz. Schatzkammer’in içerisinde Bavyera hükümdarlarından kalan mücevherler, taç ve kraliyet eşyaları sergilenmekte. Bu meydanda yine Bavyera hükümdarlarının ikamet ettiği Residentzmuesuem’u gezebilirsiniz.

The Hall of Antiquities, Residenz Museum

Eğer saray ve gotik mimari sizin ilginizi çekmediyse kanlı geçen Münih olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapmış olimpiyat köyünü ziyaret edebilirsiniz. Burada bulunan kuleye çıkıp hem şehri hem de olimpiyat köyünün hoş manzarasını izlerken neden İstanbul’un sadece olimpiyat adaylığı ile yetinip böyle bir organizasyonu alamadığını daha iyi anlayabilirsiniz. Şehrin koşturmacası sizi sıktıysa Avrupa’nın en büyük parklarından biri olan Englischer Garten’de soluklanabilirsiniz.

OKTOBERFEST

Münih kentinin adeta sembolü olan ve birçok farklı ülkede yada şehirde benzerleri organize edilmeye çalışılan efsanevi festival Oktoberfest. 1810 yılında dönemin prensi Ludwig ve prensesi Therese’nin evlilik yıldönümlerini kutlamak için başlattıkları festival her yıl giderek artan ziyaretçi sayısıyla ve bira miktarıyla çok büyük bir turistik eğlence halini almış durumda. Prenses Therese’in nedeniyle Münih’in merkezindeki Theresienwiese isimli geniş alanda yapılmakta. Bu bölgeye ana gardan 10 dakikalık bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Emin olun Oktoberfest’in yapıldığı alana doğru giderken adres sormanıza gerek kalmayacak çünkü etrafınızda gördüğünüz özellikle yerel Bavyera kıyafetli insanları takip etmeniz alana ulaşmak için yeterli. Açıkçası Oktoberfest son zamanlarda insanların sadece bira ile özdeşleştirdiği bir festival olmasına rağmen Münih ve özellikle Bavyera kültüründe önemli bir yeri var. Özellikle Bavyeralılar bu festivale yerel kıyafetleri ile katılmaya çalışıyorlar. Bira ve yemek servisinin yapıldığı dev çadırlarda yerel orkestralar Bavyera şarkıları söylüyor ve her şarkı sonunda yüzlerce kişi “Prost” diyerek bardakları tokuşturuyor.

some crowds

Münihli 6 büyük bira firması tarafından kurulan özel tasarımlı dev çadırlarda bira ile birlikte bazı geleneksel Bavyera yemeklerini bulabiliyorsunuz. Ancak sadece yeme-içme aktivitesi olmayan Oktoberfest alanında çok büyük bir lunapark kuruluyor, burada roller-coaster’lardan çarpışan arabalara kadar her yaşa ve zevke göre bir aktivite bulmak mümkün. Ancak benim tavsiyem özellikle dönme dolaba binerek festival alanını yukarıdan görmeniz. Birazda Oktoberfest ile ilgili pratik bilgilerden bahsedelim. Öncelikle tarihi konusunda kafanız biraz karışabilir çünkü Oktoberfest, ismi gibi ekim ayında yapılmıyor. 2 hafta süren festivalin son günü ekim ayının ilk pazarı olacak şekilde organize ediliyor. Yani her sene belirli bir başlama tarihi yok. Bununla birlikte bira odaklı bir festival olması sizi yanılgıya düşürmesin çünkü eğer çadırlardan birinde oturacak yer bulup bira içmeyi planlıyorsanız saat 9 en geç 10 gibi alanda dolaşmaya başlamanız lazım. Bahsettiğim saatler sabah saatleri olması sizi şaşırtmasın. Çünkü on binlerce insanın geldiği ve kapasitesi limitli bir festivalden bahsediyoruz.

Oktoberfest

Bu arada festival alanına ve çadırlara giriş ücretsiz. Ancak yemek ve biralar sandığınız kadar uygun fiyatlı değiller. 1 litrelik biraya 8-9 € civarı bir ücret ödüyorsunuz ve garsonlar bahşiş vermediğinizde size çok hoş davranışlar sergilemiyorlar. Şunu belirtmem gerekir ki “bir bira alırım tüm gün sağa sola bakarım” diye aklından geçiren sevgili cin arkadaşlar bunu orda yapmanız pek mümkün değil. Biranızı özellikle içmediğinizi anlayan garsonlar sizi mutlaka hoş olmayan bir şekilde uyarıyorlar. Diğer yandan birası bitmiş ve yeni bira istemeyen kişiler de kibarca(!) masayı terk etmeye zorlanıyor. Garsonların bu tutumlarının arkasında yatan neden ise ne kadar çok müşteri o kadar çok para düşüncesi. 10’a yakın 1er litrelik bira bardağını taşıyabilen ve genelde kadınlardan oluşan garsonlar size Bavyera kıyafetleriyle biranızı sunuyorlar. 2 haftalık kazançlarıyla ilgili ufak bir detaya gelirsek: Hiçbir garson festival boyunca maaşlı çalışmıyor ve sadece bahşişler ile yetiniyorlar. Yetinmek kelimesin kullanmam sizi yanıltmasın çünkü festivalde kazandıkları 5 haneli avro cinsinden paralarla dünya turu planlayan garsonlar bile mevcut.

37487576

Size verebileceğim tavsiyelerden bir diğeri üstünüzde para ve fotograf makinesi dışında bir şey taşımamanız. Çünkü o kalabalıkta para hariç pek bir şeye ihtiyaç duyulmuyor. Diğer yandan tek bir çadırda sıkışıp kalmayın ve elinizden geldiğince çok çadırda vakit geçirmeye çalışın. Eğer tek günden daha fazla zamanınız varsa çadırları günlere dağıtın çünkü hepsinde 1 bira içmeye kalkarsanız Münih’teki banklarda uyanabilirsiniz. Bu riske karşı kaldığınız yerin kartını alarak cebinizde bulundurun. Biz Türküz, rakı içiyoruz, bize bir şey olmaz diyen nice yiğitleri yere seren Oktoberfest’te sarhoş olanlar içinde çadırlarda sağlık servisi veren bir ekip de bulunduruluyor. Ancak birlikte festivali ziyaret ettiğimiz Tekila canavarı Meksikalı bir arkadaşı en son gördüğümde masanın üstünde uyuyordu. Bu nedenle zaman zaman dışarı çıkıp hava almayı hatta lunaparkta bir şeyler yapmayı unutmayın. Her ne kadar son yıllarda çadırlara girilemeyecek, dakikalarca lunapark aktivitelerinde sıra bekleyecek kadar turistik bir aktivite haline gelse de Oktoberfest size hayatınızın en keyifli 1-2 gününü sunabilir. Özellikle arkadaşlarınızla giderseniz eğlenmemek gibi bir seçeneğiniz olduğunu sanmıyorum.

Happy Oktoberfest!

YESEK İÇSEK

Münih birçok uluslar arası şirketin merkezi olması ve zengin bir nüfusu barındırması nedeniyle tüm dünya mutfaklarından iyi örneklerin bulunduğu bir şehir. Şehir merkezinde ki birçok dönerci de ucuz yemek isteyenleri memnun edebilecek durumda. Ancak özellikle Oktoberfest’te nefis biralarla tadabileceğiniz sosisleri, özel bir sosla pişirilmiş tavuk çevirmeyi, Käsespätzle’i, Sauerkraut’u, Obatzda’yı, Reiberdatschi’yi denemeden Münihten ayrılmayın derim.

Bavarian Chicken and Beer

Diğer yandan eğer şehre Oktoberfest zamanı gitmediyseniz, meşhur biralardan tadabilmeniz için çok keyifli birahaneler sizi bekliyor olacak. Yukarıda bahsettiğim yemeklerin bir kısmını Hofbrauhaus, Augustiner Grossgaststatte, Augustiner Keller, Paulaner in Tal gibi birahanelerde biranızı içerken tadabilirsiniz. Ayrıca güzel bir havada açık hava birahanelerine gitme şansınızda mevcut. Özellikle Englischer Garten’de bulunan Chinesischer Turm ve Hirschau’da yıllık ortalama 130 litre bira içen Almanların bu keyfine ortak olabilirsiniz.

YATSAK UYUSAK

Münih genelde çok öncesinden rezervasyona gerek kalmadan konaklayabileceğiniz bir şehir. Ancak festival dönemi için bir hayli önceden rezervasyon yaptırmaya ihtiyacınız var. Şehirdeki kamping alanlarında bile yer bulmak ciddi bir sorun haline geliyor festival süresince. Şehirde kalabileceğiniz Euro Youth Hostel, Jaeger’s, Jugendherberge München gibi hosteller mevcut. Euro Youth Hostel eğer eğlence ve yeni arkadaşlar edinmek istiyorsanız hareketli barıyla iyi bir tercih. Ancak gece sakin sessiz bir otamda uyumak isterseniz Jaeger’s ve Jugenherberge daha uygun tercihler olabilir.

İZLESEK ÖĞRENSEK

Munich

Beerfest

Münih Top5 List

1- Oktoberfest

2- Lunapark

3- Englischer Garten

4- Marienplatz

5- Hendl (tavuk)

*Yazıda kullanılan fotoğraflar başkalarına aittir.

Share

You May Also Like

4 comments on “Münih-Oktoberfest

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *