,

Müze ve Ören Yeri Gezme Adabı

Yurdum insanı çok sevmez bir yere gitti mi müzeymiş ören yeriymiş gezmeyi. Bu nedenle müze gezme adabı çok fazla gelişmemiştir memleketimizde. Bu konudaki eksikliği kendi meşrebimce gidermek adına aklıma gelen maddeleri aşağıda detaylarıyla sıraladım. Buyrun başlayalım:

Bedava Günler ve Saatler

Eloğlu tarih, sanat ve kültürün bir lüks değil temel insan ihtiyacı olduğunu idrak ettiğindendir, yurt dışında birçok müze ayın bazı günleri veya saatleri ücretsizdir. Bir şehri ziyaret ettiğinizde mutlaka kaldığınız yerden ücretsiz ziyaret gün ve saatlerini öğrenin. Örneğin Berlin’deki Hamburger Bahnhoff (değişmediyse) Çarşambaları öğle saatlerinde ücretsizdi. Diğer yandan Floransa’da Galleria dell’Academia’da bence dünyanın en güzel heykeli olan David di Michelangelo’yu her ay 2 akşam ücretsiz ziyaret edebiliyordunuz. Bir de devlete ait tüm müzeleri avantadan gezebildiğiniz İngiltere gibi bir cennet vardır ki hayal-i cihan değer.

Kaynak

Müzeyi veya ören yerini gezmeye karar verdiniz ancak girişteki sıra gözünüzü korkuttu. Hiç sorun değil “I can travel” olarak size harika bir önerimiz var: “Kaynak yapmak”. Kaynak, tarih boyunca gaz, yağ, bilet, hastane, maç gibi durumlardan kuyruğa alışkın memleketimizde başarıyla uyguladığımız milli sporumuzdur. Bu nedenle yoğun girişlerde kaynak yapmaktan çekinmeyiniz. Ancak kaynak yaparken giriş yapılacak mekânın şartları değerlendirilmelidir. Mesela Collesium’a girişte bilet gişesiyle turnikelerin ayrı olması size büyük avantaj sağlar. Bilet sırasının önüne kaynak yapıp biletinizi aldığınızda, arkanızdakilerle hiç muhatap olmadan direk turnikelere yönelip, görevlilere gülümseyerek geçebilirsiniz. Diğer yandan uygulayabileceğiniz başka bir yöntem “grubumu kaybettim” yöntemidir. Yine kalabalık müze ve katedral girişlerinde başarıyla uygulayabileceğiniz bu yöntemle önünüzdeki kalabalıktan ağlak bir ifade ve bozuk bir ingilizceyle “grubumu kaybettim, afedersiniz geçebilir miyim?” sözlerini safrederek yol istersiniz. Böylelikle Musa’nın Kızıldeniz’i ayırdığı gibi size yol açacak olan duyarlı insanlarının arasında tüm pişkinliğinizle geçip gezmek istediğiniz yere zaman kaybetmeden girebilirsiniz.

Turist Grupları

Elbette kırk yılın başında girilmiş müzede en sinir bozucu şeylerden biri görülmek istenen resme veya heykele uygulanan turist grubu barajıdır. Ancak ne yapıyoruz; bilinçli müze ve ören yeri gezeri olarak bundan da fayda sağlıyoruz. Öncelikle müzelerde başı kalabalık olan eserler büyük ihtimal önemli eserlerdir. Çünkü bu tip gruplar müzeyi kıt zamanda tabakhaneye yetişmek suretiyle gezerler ve sadece önemli eserleri incelerler. Bu nedenle siz bu grupları izlerseniz müzedeki önemli eserleri görmüş olursunuz. Diğer yandan grubun rehberlik aldığı dil sizin hâkim olduğunuz dillerden biriyse avantadan bu eserin neden önemli olduğu, neden yapıldığı vs gibi bilgileri de öğrebilirsiniz. Hatta benim kadar şanslıysanız bu sayede Berlin’de eski Doğu Alman Hapisanesi’ni bir grup Hollandalı hanımefendiyle gezebilirsiniz. Tek yapmanız gereken kıyın kıyın çaktırmadan belirli bir mesafeyi koruyarak gruba yanaşmak. Eğer çok yaklaşırsanız grubu ürkütür ve insanların şikâyetçi olmasına neden olabilirsiniz. Önemli olan rehberin anlattıklarını duyabilecek aynı zamanda gruptan ayrı olduğunuzu belirtebilecek bir mesafede durmak.

Broşür

El oğlu müzeyi açıyor, galerisini yapıyor tabi bunları kuru kuru bırakmıyor. Genelde çoğu müze ve ören yerinde ziyaretçilere ücretsiz broşürler verilir. Eğer verilmezse gişeye mutlaka sorun. Bu broşürlerden gezeceğiniz yerle ilgili yeterli bilgiyi genelde elde edersiniz. Eğer cimri bir memlekete giderseniz ve broşürsüz kalırsanız ilk olarak müzenin mağazasına gidin. Orada mutlaka mekânı ve içindekileri anlatan bir kitap bulursunuz. Biraz onu kurcalayın. Bedava bilgi edinin. Bu da yeterli gezmezse galerilerdeki görevlilere sardırın. Görevliler, bütün gün aynı şeyin karşısında konuşmadan, konuşsalar bile sadece “no flash please” cümlesini kurarak bekledikleri için muhtemelen yaşayan bir organizmanın kendileriyle iletişim kurmasına sıcak bakacaktır. Onlara merak ettiğiniz eserlerle ilgili soruları sorabilirsiniz.

Görüldüğü üzere müze ve ören yeri gezmek o kadar sıkıcı değil. Önemli olan niyet.

Share

You May Also Like

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *