, ,

Roma

NEDİR NE DEĞİLDİR

Allora; Korkunç bir trafik, binlerce Vespa’nın yarattığı dayanılmaz vızıltı, her yandan yükselen korna sesleri ve sokaklarda sürekli birbirlerine bağıran insanların memleketi Roma. Hangi sokağa girerseniz girin 2500 yıllık tarihinden bir iz bulabileceğiniz sokakları, mimari zevk abidesi olan binaları ve 7 tepesiyle Roma. Sizin tercihiniz ne olur bilinmez ama bu kaotik şehirden en büyük keyfi almak için size İtalyanlar kadar rahat ve geniş olmanızı öneririm.

Etrüsklerin kurduğu bu şehir tarih boyunca Batı medeniyetinin en önemli merkezi olmuş. Dünyanın en büyük imparatorluklarından olan Roma İmparatorluğu bu kentten çok geniş bir coğrafyayı kontrol etmiş daha sonrasında da; Vatikan, dünyadaki Katolikleri uzunca bir süre buradan yönetmiş. Zorlu bir süreçten sonra birkaç krallığın ve şehir devletin birleşmesiyle kurulan İtalya’nın başkenti olan Roma şu günlerde eski önemini sadece turistik açıdan taşıyor. Bununla birlikte şehirde vakit geçirirken size bir başkentte olduğunuz pek hissettirilmiyor. Devlet binaları şehrin içine başarılı bir şekilde izole edilmiş. Devlet adamları da pek görgüsüzlük yapmadan sade bir biçimde Roma içerisinde dolaşıyorlar.

Rome

Roma hem coğrafi olarak hem de siyasal olarak günümüz İtalya’sında önemli bir denge noktası. Ülkenin kuzeyi ve güneyi arasında süregelen nefret son yıllarda ülkenin ikiye ayrılmasını isteyen çeşitli siyasal görüşlere kadar uzamış. Bu ayrımın temelinde ekonomik, coğrafi ve sosyal şartların yattığını söylemek mümkün. Güneyliler tarafından züppe ve burjuva olarak görülen “polentone” ler yani kuzeyliler ülkenin ekonomik yükünün kendileri tarafından çekildiğini ve fakir güneyin onlara ayak bağı olduğunu iddia ediyorlar. Diğer yandan kuzeylilerin “terrone” olarak isimlendirdikleri güneyliler ise gerçek İtalyan ruhunun güneyden geldiğini ve ülkeye atfedilen tüm özelliklerin güneye ait olduğunu savunuyorlar. İstatistiklere bakıldığında kuzeyin ekonomik kalkınması gerçekten güneye oranla çok daha yüksek. Endüstriyel ve tarımsal bir merkez olan Po ovası özellikle kuzeyin lokomotifi görevini görüyor. Diğer yandan ülkenin güneyindeki fakirlik ve işsizlik sorunu turizm ile çözülmeye çalışılıyor. Ancak birçok Akdeniz ülkesinde olduğu gibi İtalyanlar da çalışmayı çok sevmediklerinden çok lüks olmadığı sürece iyi hizmet almak biraz şans gerektiriyor. Faşizmin anavatanı olarak görülen ülkede 1948 anayasasıyla demokratik bir cumhuriyet kurulmuş. Ancak özellikle son yıllarda sağ hükümetlerin çabalarıyla Mussolini’nin ruhu diriltilmeye ve ülkeyi bir polis devlet haline getirmeye çalışılmış. Bunun en önemli örneklerinden biri polis gücünün yetersiz geldiğini düşünerek birçok şehirde asayiş sağlama görevi için askerleri  görevlendirmesi.

stanco?!?

Biraz da yolsuzluk artışından bahsetmek gerek. Öncelikle özelleştirmelerde eski başbakan Berlusconi’nin adı rüşvet skandalları ile anılmaya başlandı. Diğer yandan kendi sahip olduğu medya grubuna haksız çıkar sağlamaya çalıştığından bahsedildi. Hatta devlet televizyonunu da kendi isteği doğrultusunda yönlendirdiği konusunda iddialar mevcut. Bunlarla birlikte özellikle komedyenler ve mizahçılar artan sansür ve yasaklardan şikayetçi. Unutmadan Silvio Berlusconi’nin İtalya tarihinde yolsuzluktan yargılanan ilk başbakan olduğunu da eklemek gerek.

İnsanların doğdukları ve yaşadıkları yerlerin özelliklerini taşımasıyla ilgili ne düşünürsünüz bilemem ancak Roma’yı ve İtalyanları gördüğünüzde bu görüşe katılabilirsiniz. Çirkini, güzeli; bir insan topluğu acaba ne kadar estetik ve havalı olabilir sorusuna, İtalyanlar kadar cevabı sanırım en uygun cevap olacaktır. Özellikle Roma’da yaşayan İtalyanlar yaşadıkları şehrin estetik yapısından dolayı çocukluklarından beri güzel şeylere alışık büyüyorlar ve bu güzellikleri giyimlerine, yemeklerine, sohbetlerine açıkçası hayatlarının her yönüne yansıtıyorlar. Öte yandan bu insanlar suratlarının yarısını kaplayan güneş gözlükleriyle doğuyorlar. Çöpçüsünden, esnafına; polisinden, şoförüne herkes devasa güneş gözlükleri ile arz-ı endam ediyorlar.

DSC_1951

Roma’nın toplu taşıma sistemi otobüsler üzerine kurulsa da metro oldukça iyi işliyor. Tek sorun özellikle iş çıkışı gibi bazı saatlerde çok kalabalık olması. Diğer yandan otobüslerin ana durağı olan Piazza del Cinquencento’dan şehrin her noktasına giden, hatta şehirde ring seferleri yapan otobüsler bulabilirsiniz. Ancak her sokakta tarihi ve mimari bir güzellik bulabileceğiniz için uzak mesafe ve zaman sorunu olmadıkça ayaklarınız haricinde bir ulaşım aracı kullanmayın. Roma’nın mimari ve tarihi yanları kadar yankesicileri de meşhur. Özellikle kalabalık ve turistik alanlarda gözünü dört açın. Ayrıca metro gibi oldukça yoğun olan alanlar işlerini bir sanatkar hissiyatında ince yapan yankesiciler için kolay hedef olmamak adına sürekli etrafınızı kollayın. Şehir merkezinde gündüz ve gece bir güvenlik sorun olmasa da şehrin kenar mahallerine doğru özellikle geceleri pek gitmeyin. Balkan ülkelerinden özellikle Arnavutluk’dan gelen birçok göçmenin yaşadığı bu mahalleler geceleri pek tekin olmuyor. Şehir merkezinde ise gündüz çok tehlikeli olmasa da, özellikle hava karardıktan sonra Stazione Termini çevresinden uzak durmaya çalışın.

GEZSEK GÖRSEK

Tahmin edebileceğiniz üzere Roma geçmişi sayesinde oldukça fazla ziyaret edilecek yer sunuyor. Adeta şehrin sembolü olan Colosseo’yu gezerek işe başlayabilirsiniz. Roma döneminde gladyatörlerin birbirleriyle yada kolonilerden getirilmiş vahşi hayvanlarla dövüştürüldüğü bu devasa mekanın girişinde her zaman çok uzun bir kuyruk bulunmakta. Eğer önceden biletinizi ayırtmadıysanız bu kuyruğa katlanmak zorunda kalıyorsunuz. Öte yandan Colosseo için aldığınız bileti Palatino tepesini gezerken de kullabilirsiniz. Colosseo’dan çıktığınızda Roman Forum ile karşılaşacaksınız. Bu alan Roma İmparatorluğunu kuruluşundan itibaren senato toplantıları, siyasal tartışmalar, halk seremonileri gibi tüm politik ve sosyal olayların yaşandığı alan. Tarihin uzunca bir döneminde Avrupa’nın büyük bir kısmı, Anadolu ve Kuzey Afrika bu bölgeden yönetilmiş.

Rome

Palatino tepesi aslında Roman Forumun bir devamı niteliğinde. Bu bölgede gezerken Roma İmparatorluğundaki günlük yaşamla ilgili birçok bilgiyi öğrenebiliyorsunuz. Bu bölgede Roma İmparatorluğunun önde gelenlerinin evleri olduğu tahmin edilmekte. Tarihe özellikle ilk çağ dönemine meraklıysanız saatlerinizi geçirebileceğiniz bir alan. Bu nedenle günlük programınızı buna göre düzenlemenizi tavsiye ederim.

Roman Forumdan çıkarken dönüp arkanıza baktığınızda muhteşem bir manzarasıyla karşılaşacaksınız. Sakın tırmandığınız merdivenlere ve bayıra sövmeyin. Çünkü bu rampa sizi doğrudan Michelangelo’nun muhteşem tasarımı üzerine inşa edilmiş Piazza del Campidoglio’ya çıkartacak. Etrafınızdaki heykelleri izlerken bu göz alıcı meydanda oturup biraz dinlenebilirsiniz. Bu seyir zevkinden sonra meydanın merdivenlerinden inince karşınıza Monumento a Vittorio Emanuele II çıkacak. Bu dev beyaz anıt İtalya’nın birleşmesi adına inşa edilmiş. Bu anıtın bulunduğu meydan ise Piazza Venezia olup burada bulunan Palazzo Venezia’nun bazı kısımları Colosseo’dan çıkartılmış taşlar ile inşa edilmiş. Ayrıca bu sarayın başka özelliği de bir süre Mussolini’nin resmi konutu olması.

Piazza del Campidoglio

Eğer bu kadar tarih ve arkeoloji bana yeter derseniz size Tiber nehrinin batısına geçip Trastevere bölgesine doğru yürümenizi öneririm. Bu bölge keyifli restoranları ve huzurlu kafeleri ile şehrin en keyifli semti. Bölgedeki binalar size bir film setinde yürüyormuşsunuz hissi yaratıyor. Ortaçağ binaları ve İtalyan ruhuyla bu bölge çok keyifli bir atmosfere bürünüyor. Trastevere’yi gezerken Basilica di Santa Maria in Trastevere’yi sakın ıskalamayın. Bu kilisenın Roma’nın ilk kilisesi olduğuna inanılıyor. Öte yandan bu bölgeye hava karardıktan sonra da bir göz atmakta fayda var. Çünkü ışıklandırılmış binalar en az gündüz halleri kadar güzeller. Ayrıca salaş trattorialar ve harika barlarda keyifle vakit geçirebilirsiniz.

Roma’nın bir tepeden görünüşünü merak ediyorsanız Trastevere’den Piazzale Giuseppe Garibaldi’ye doğru yürümeye başlayın. Bu yürüyüş yokuş yukarı olduğu için çok kolay olmayacak ancak yukarı çıktığınızda izlediğiniz manzara size bu yokuşun yorgunluğunu unutturacak. Burada ileri doğru yürürseniz yeşillik arasında geçen yol sizi Vatikan’ın yakınlarına ulaştıracak. Ancak bu yolu yürümek istemezseniz heykelin bulunduğu yerden geri dönüp Trastevere’nin içinden geçip Ponte Sisto yoluyla tekrar nehrin diğer kısmına geçebilirsiniz.   Şehrin bu tarafında ara sokaklara girip çıkarak Campo de Fiori’ye ulaşın. Bu meydan engizisyon zamanında insanların canlı canlı yakıldığı alan olmasına rağmen şu anda ironik olarak bir çiçek ve meyve pazarı. Bu meydanı gördükten sonra rotanızı Piazza Novona’ya doğru çevirin bu meydandaki barok binalar aslında antik bir stadyumum kalıntıları üstüne inşa edilmiş. Piazza Navona’da 3 adet nefes kesici çeşme bulunuyor ancak ortada bulunan ve Bernini’nin başyapıtı olan Fontana dei Quattro Fiumi’yi sakın kaçırmayın. Yine bu meydanda onlarca sokak ressamı ve çeşitli gösteriler yapan insanları izleyebilirsiniz.

PIAZZA NAVONA ROME

Birkaç sokak ileride Roma İmparatorluğundan kalan en iyi korunmuş yapı olan Pantheon’u ziyaret edebilirsiniz. Karşınıza çıkacak yapının M.Ö. 27 yılında yapıldığını düşündüğünüzde gerçekten nasıl günümüze kadar sağlam kalabildiğine şaşırmamak içten değil. Pantheon’un ardından büyük binaların arasından Fontana di Trevi’ye doğru harekete geçin. Fontana di Trevi nam-ı diğer Aşk Çeşmesi tüm kalabalıklığı ve içindeki bozuk paralarla Roma’nın önemli simgelerinden. Turistlerin dilek dilemek için attığı paralarla geçinen insanlar bile mevcut. Scalinata Trinita dei Monti olup bizde ünlü İspanyol Merdivenleri olarak bilinmekte. Bu alana bu ismin verilmesinin nedeni meydandaki İspanyol konsolosluğuymuş. Bu meydanın ve merdivenleri yılın bazı dönemlerinde çiçekler ile bezeli görebilirsiniz. Ayrıca akşamları bu merdivenlerde birçok müzik yapan kişi yada gruplar görebilirsiniz. İçkinizi alıp bu merdivenlere oturup birkaç metre yanınızda ki müziği dinleyebilirsiniz. Hele ki sevdiceğiniz yanınızda ise tadından yenmeyecek bir ortamda bulursunuz kendinizi.

Spanish StepsRoma’ya gelmişken en azından yarım gününüzü Vatikan’ı gezmek için mutlaka ayırın. İlk olarak Piazza San Pietro’yu ve Basilica San Pietro’yu ziyeret edebilirsiniz. Michelangelo’nun muhteşem eserleriyle süslediği devasa katedral size Papalığın gücünü hissettirecektir. Bu arada sakın ziyarete giderken şort, açık kıyafetler yada askılı kıyaferler ile gitmeyin, çünkü çok sıkı uygulanan kıyafet kuralları mevcut. Geleneksel olarak çarşamba günleri sabah saat 10’da Papa meydanda halka seslenmekte. Ancak bu ritüeli izlemek için rezervasyona ihtiyacınız var. Sebebini bir Türk olduğunu söylememize pek gerek yok sanırım. Vatikan şehrinin asıl görülmesi gereken kısmı ise müzesi. Vatikan Müzesi dünyanın en önemli müzelerinde biri. Koleksiyonlarında bulunan ve dünyanın çeşitli noktalarında gelen başyapıtlara paha biçilememekte. Sadece koleksiyonlarındaki eserler değil Papalık seçiminin yapıldığı Sistine Şapeli de başlı başına bir şaheser. Michalengelo’nun anlatılmaz güzellikteki freskleri eminim gördüğünüzde dilinizin tutulmasına neden olacak. Diğer yandan müze aslında dinin ne kadar ticari bir kurum olduğunu ve özellikle ortaçağ süresince papanın dünya üzerindeki siyasal ve sosyal etkisini insana kanıtlıyor. Vatikan’dan sonra Castel St. Angelo’yu ziyaret edebilirsiniz. Burası bir dönem hapishane olarak kullanılan eski bir kale olup, hapishanenin ünlü konukları arasında Cem Sultanın da olduğunu belirtmekte yarar var. Ayrıca terasından çok keyifli bir Roma manzarası izleyebilirsiniz.

Eğer şehrin tatlı kaotik havası sizi yorduysa Villa Borghese’yi ziyaret edebilirsiniz. Roma’nın nefes aldığı dev park size bir kaçış sansı sunabilir. Ayrıca parkın içinde Modern Sanatlar ve Etrüsk müzelerini ziyaret edebilirsiniz. Açıkçası Roma denize yakın bir şehir olduğu için yüzme şansınız mevcut. Ancak Roma ve çevresindeki sahil şeridinin çok çekici olduğunu söyleyemeyeceğim. Deniz Marmara Denizi temizliğinde. Ancak ben denize girmeden yapamam derseniz şehre en yakın kumsal olan Ostia fena sayılmaz. Bu plaja ulaşmak için metronun B hattına binip Laurentina yönüne doğru gitmeniz gerekiyor. Eur Megliana’da indikten sonra aynı bilet ile sadece peron değiştirerek Ostia-Lido’ya giden trene binip Stella Polare durağında inin. Zaten indiğinizde plaj çantalarıyla insanları takip ettiğinizde kumsala ulaşacaksınız.

YESEK İÇSEK

Roma’da kalabalık ve pahalı lokantalardansa gözünüzün kestiği şarküterilere dalıp torbanızı doldurup, şahane sandviçler hazırlamanız mümkün. Ancak sandviçle nereye kadar diyecekler için şahane alternatifler bir şarap barı ve lokanta olan olan Cul de Sac, yerel bir deneyim için La Scaletta Degli Artisti ve pizza içinse Ciro veya La Fraschetta olacaktır.

Delicatesen

Diğer yandan Roma’nın en meşhur yiyecek aktivitelerinden biri dondurmadır. Roma’da aşağı yukarı her sokakta kaliteli ve onlarca farklı çeşitte dondurma üreten küçük dükkan bulabilirsiniz. Ancak Trevi çeşmesi yakınlarındaki dükkanlar bu işin en iyi icra edildiği yerler olarak kabul ediliyor. Özellikle meyveli dondurma konusunda çok başarılılar. İçecek konusunda İtalya’nın tam bir şarap ülkesi olma durumu söz konusu. Özellikle güney bölgesinin kırmızı, kuzeyin ise beyaz şarapları çok lezzetli. Marketlerden aldığınız çok pahalı olmayan şaraplar bile çok lezzetli olabiliyor.

YATSAK UYUSAK

Roma konaklama konusunda oldukça rahat. Şehrin her noktasında, her bütçeye uygun bir olanak var. Hatta biraz şehir dışında çeşitli kamping alanları bile mevcut. Ben size gara yakın olan Fawlty Towers, Pop Inn Hostel’i önerebilirim. Ancak merkeze yaklaştıkça fiyatların biraz daha yüksek olduğunu söylemek gerek. Yaz dönemindeki yoğunluğu göz önüne alarak rezervasyonlarınız şehre varmadan yapmanızı öneriyorum. Yoksa şehrin dışındaki yerlere yönelmek zorunda kalabilirsiniz.

İZLESEK ÖĞRENSEK

Gladiator

Spartacus

Le Fate Ignoranti

La Finestra di Fronte

To Rome with Love

Roma Top5 List

1- Trastevere

2- Scalinata Trinita dei Monti

3- Piazza Novona

4- Roman Forum

5- Campo de Fiori

*Yazıda kullanılan fotoğraflar başkalarına aittir.

Share

You May Also Like

4 comments on “Roma

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *