, ,

Stockholm

NEDİR NE DEĞİLDİR

Sadece İsveç’in değil İskandinavya’nın da başkenti olarak kabul edilen Stockholm, dünya medeniyetinin ulaştığı en son noktanın sergilendiği bir laboratuar gibi. Her şeyin dünya standartlarının ötesinde olduğu şehirde, bu kadar kusursuzluk belli bir noktadan sonra sıkıcı olabiliyor.

Sıkıcılık abartı bir tabir olsa bile belli bir süre sonra estetik seviyesi çok yüksek bina, kıyafet, insan, sergi hatta yol tabelası görmek insan algılarını zorlayabiliyor. Günümüzde dünyanın en önemli tasarım ve sanat kentlerinden olan Stockholm, İskandinavya tarihinde de önemli bir role sahip. İsveç Krallığı yüzyıllar boyunca; şu andaki Norveç ve Danimarka’yı kapsayan alan da dâhil olmak üzere; Stockholm’den yönetilmiş. Bölgenin başkenti olarak anılmasının tarihi arka planında da bu durum yatıyor. Ayrıca kent denizcilik açısından tarih boyunca Kuzey Avrupa’nın en önemli merkezlerinden biri olmuş. Vikinglerle başlayan denizcilik kültürünü oldukça başarıyla devam ettirmiş İsveçliler.

Günümüz İsveç’i ise dünya siyasal tarihinde sosyal demokrasinin en önemli kalesi olarak biliniyor. Hatta sosyal demokratik ideolojide İsveç veya Kuzey Modeli diye bir öğreti olduğu belirtmek gerekir. Ancak bu siyasal yapı 2007’de neoliberal bir yaklaşıma evrilmeye başlıyor. Dünyanın en başarılı sosyal güvenlik sistemlerinden birine sahip olan ülkede bu yapı ekonomik şartlarla yavaş da olsa değişiyor. İsveçliler ekonominin giderek kötü gittiğini ve ülkenin eski parlak günlerinde çok uzakta olduğunu söylüyorlar. AB üyesi olmasına ve Schengen bölgesinde yer almasına rağmen 2003’de yapılan referandum sonucu İsveç’te Avro kullanılmıyor. Kadın hakları konusunda ise tarihteki en öncü ve liberal ülkelerden biri.

Birçok kişi tarafından sendromuyla bilinen Stockholm’de insanlar oldukça dikkat çekici. Sokaklarda sürekli spor yapan insanlar görebiliyorsunuz. Fiziksel olarak uzun boylu yapılı olan İsveçliler aynı zamanda bakımlı ve şıklar. Gelir seviyelerindeki yükseklik bu durumun temel nedenlerinden biri. Dünyaya İkea, Volvo, H&M gibi önemli markaları kazandıran ülkenin ekonomisi endüstri ve dış ticarete dayanıyor. İhraç ürünlerinden en dikkat çekici olanı ise savunma sanayi. Bu konuda dünyanın önce gelen ülkelerinden olan İsveç dış politikada ise ironik olarak barışçıl bir çizgi izliyor.

Bu yüksek refah seviyesi dışarıdan oldukça güzel görünse de aslında İsveç dünyadaki en yüksek intihar oranlarından birine sahip. Sokakta gördüğünüzde oldukça güleç görünen İsveçliler muhtemelen mükemmel çalışan sosyal güvenlik sistemi ve ülkedeki ekonomik refah nedeniyle dertsiz tasasızlıktan hayata küsüyorlar. Hayat mücadelesi ve hırsı olmayan bir bireyin yaşadığı çıkmazlara saplanıp intihar yolunu seçiyorlar. Çocukluktan itibaren çok bireysel yetiştirilen İsveçlilerde aile kavramı ise belli yaşlardan sonra giderek önemini kaybediyor.

Bu kadar medeniyet ve huzura rağmen İsveç sütten çıkma ak kaşık değil pek. Ülkenin kutup bölgesinde yaşayan Laponlar diğer adıyla Samiler 17. Yüzyıldan itibaren İsveç tarafından asimilasyona uğramışlar. Dilleri ve dinleri baskıyla yok edilmeye çalışılmış. İsveç devleti ancak 1989 yılında ülkedeki Sami etnik varlığını tanımış. Günümüzde ise giderek azalan Sami toplumu kültürel özelliklerini korumaya çabalıyor.

Genç nüfusun büyük bir kısmının Stockholm’de yaşaması ve dünya müzik üretiminde önemli bir şehir olması nedeniyle gece dışarı çıkmak için birçok alternatif var kentte. Gamla Stan’da bulunan Stampen şehirde 7 gün canlı müzik dinleyebileceğiniz çok eğlenceli ve ilginç bir caz pub’ı. Eski bir rehin dükkânı olan Stampen’in tavanında rehinciden kalan eşyalar sallanıyor. Şansınıza göre funk, blues veya caz müzisyenlerini dinleyebileceğiniz pub’da 1-2 biradan sonra İsveçlilerle kolayca sosyalleşebilirsiniz. Ancak İsveçliler için alkolün tarihsel bir tabu olması nedeniyle içki fiyatları oldukça pahalı. 1800’lü yıllarda henüz endüstrileşememiş İsveç’in halkı çiftçilikle uğraşıyormuş ve oldukça fakirmiş. Bu nedenle maaşların büyük bir kısmı votka ile ödeniyormuş. Böyle bir düzende de alkol tüketiminin tavan yapması kaçınılmaz olmuş. Özellikle brännvin denilen içki çok tüketiliyormuş. 1900’lü yıllarında başında toplumun çökmesinden korkan hükümet kilise ile işbirliğine giderek alkolizm karşıtı bir kampanya başlatmış. Alkol oranı %3,5’tan büyük içkilerin satışı devlete ait Systembolaget isimli dükkânlara toplanmış ve devlet tekeli oluşturulmuş.

Bu tarihsel süreçten dolayı günümüzde İsveç’te alkol satışı tamamen devlet tekelinde yapılıyor. Systembolaget haricinde içki alabilmek mümkün değil. Öte yandan içki fiyatları vergiler nedeniyle aşırı yüksek. İsveçliler için halen hafta içi içki tüketmek çok sık rastlanır bir durum değil, ancak hafta sonları içki tüketimleri bayılana kadar sürüyor. Fiyatların yüksekliği nedeniyle genelde gençler ve öğrenciler ev partileri düzenleniyor. Devletin halen alkol tüketimini bu kadar kontrol altında tutmasının temel nedeni de içmeyi çok seven İsveç toplumunun alkol nedeniyle çökmesini engellemek.

Stockholm dünya standartlarının kat kat üstünde pahalı bir şehir. Yemek-içmek, ulaşım gibi tüm masraflar Avrupa’nın en azından 2 katı fiyatlarda. Şehirdeki suç oranı oldukça düşük. Gelir seviyesinin yüksekliği ve sosyal devlet kavramı suç oranının artmasına pek izin vermiyor. Bu nedenle şehir çok güvenli. Şehirde çok iyi bir ulaşım ağı var. Sanat galerisi tadındaki duraklarıyla Stockholm metrosu şehrin her yerine ulaşım sağlarken, otobüsler de gayet iyi çalışıyor. Şehir yürüyerek gezilebilecek büyüklükte olsa bile bir İskandinav klasiği olan bisikletle ulaşımı da kullanabilirsiniz.

GEZSEK GÖRSEK

Stockholm farklı ilgi alanlarına cevap verebilecek kapasitede bir şehir. İsterseniz değişik içerikli müzeleri gezebilir, isterseniz de şehrin içerisindeki parklarda miskinlik yapabilirsiniz. Yok ben havalı butiklerde, şekilli tasarım ürünlerin satıldığı dükkanlarda para ezerim diyorsanız doğal olarak o da var. Şehri gezmeye Gamla Stan’dan başlayabilirsiniz. Eski şehir anlamına gelen Gamla Stan’ın daracık sokaklarında ve klasik Stockholm evlerinin arasında dolaşabilir. Ufak dükkânlara girip yerel İsveç ürünlerini inceleyebilirsiniz. Gamla Stan’da en önemli görülecek mimari eser ise Kraliyet Sarayı. Dünyada hala yapılış amacına uygun olarak kullanılan en büyük saray olan Stockholm Sarayı’nda İsveç Kralı’nın ve kraliyet üyelerinin ofisleri bulunuyor.

Eski Stockholm’ü yeteri kadar gezdiyseniz günümüzde şehrin kalbinin attığı Norrmalm’e doğru ilerleyebilirsiniz. Norrmalm’de tren garının biraz ilerisinde kanal kenarında yer alan Stadshused yani belediye binası kaçırılmayacak bir bina. 8 milyondan fazla kiremitle inşa edilmiş kızıl renkteki binanın rıhtımından şehri izleyebilirsiniz. Ardından şehrin en önemli merkezlerinden biri olan Sergels Torg’a doğru yürüyebilirsiniz. Bu meydanda yer alan Kulturhuset ise Stockholm’ün kültür tapınağı adeta. İçerisinde yer alan sinemalar, tiyatrolar, galeriler ile oldukça vakit harcanabilecek bir mekan.

Kulturhuset sonrası kuzeye doğru ilerleyerek üniversite mahallesi olan Vasastaden’in sokaklarında dolaşabilir Stockholmlülerin günlük hayatını gözlemleyebilirsiniz. Sonrasında ise İskandinavya ve İsveç tarihiyle ilgili her türlü objeyi görmek için tarih müzesini ziyaret edebilirsiniz. Tarih müzesi sonrasında ise Kungstradgarden’de banklarda dinlenebilirsiniz. Şehrin merkezinde bulunan park, Stockholm’de yaşayanların günlük koşturmalar arasında sığınak olarak kullandıkları bir alan. Biraz dinlendikten sonra ise orta çağdan günümüze kadar İsveçli sanatçılara ait sanat eserlerinin sergilendiği Milli Müzeyi gezebilirsiniz.

Milli müzeden çıktığınızda solunuzda kalacak olan köprüden geçtiğinizde ise Skeppsholmen adasına geçeceksiniz. Bu adada yan yana yer alan Modern Sanatlar ve Mimari Müzelerini gezebilirsiniz. Modern Sanatlar müzesinde genelde geçici sergiler yer alırken, mimari müzesindeyse mimari tarihi çok minimalist bir şekilde karşılaştırmalarla ziyaretçilere aktarılıyor. Aynı zamanda Sleppsholmen adasının kıyısından Gamla Stan ve Kraliyet Sarayını izleyebilirsiniz.

Sleppsholmen adasından sonra ise kıyıdan kıyıdan bir yürüyüşle Djurgarden adasına ilerleyebilirsiniz. Bu iki ada arasında yer alan sahil yolu ise oldukça keyifli. Güvertelerinde bisikletler, minyatür tarlalar hatta Vespalar duran sevimli tekne-evlere baka baka yürüyüşü tamamlayabilirsiniz. Sahil boyunca kara tarafında yer alan evler de geleneksel Stockholm mimarisinin oldukça başarılı örneklerini sunuyorlar.

Kraliyet ailesinin oyun alanı olan Djurgarden adasında ilk durak olarak Vasa Müzesi’ne uğrayabilirsiniz. 1628 yılında İsveç Kralı tarafından inşa ettirilmiş olan ve ilk yolculuğunda batan dev savaş kalyonu Vasa’nın sergilendiği müze oldukça etkileyici. Sadece 2 km ilerledikten sonra batan kalyonla İsveç Kralı Avrupa’yı işgal etmeye hazırlanıyormuş. Gemi 1960’larda kraliyet ailesinin yardımları sonucu Stockholm limanından çıkartılmış ve 1990’larda inşa edilen şimdiki müze binasında sergilenmeye başlanmış.

Djurgarden adasındaki bir diğer önemli mekân ise Skansen. Minyatür bir İsveç’in yer aldığı Skansen, aslında tarihteki ilk açık hava müzesi. İsveç’in çeşitli bölgelerinden getirilen hayvanlar ve bitkilerin yine o bölgelere ait olan binalar civarında sergilendiği Skansen, en azından 1-2 saat ayrılması gereken bir park. Skansen’in çıkışında ise İsveç’e ait yerel ürünlerin satıldığı bir butik bulunuyor.

Stockholm’de bohem hayat ve tasarımcılar ise Södermalm’de bulunuyorlar. Eski bir işçi mahallesi olan bölgedeki ara sokaklarda ilginç butikler ve alengirli tasarımsal şeyler satan birçok dükkânlar yer alıyor. Ayrıca şehirde gençlerin takıldığı birçok havalı pub da bu bölgede yer alıyor. Götgatan ve civarındaki sokaklarda insanın karşısına neler çıkacağı belli olmuyor. Özellikle iş çıkışı saatlerinde sadece ilginç tipler görmek için bölgede iyi mevzilenmiş bir kahvede oturulabilir.

Şehir hayatı içimi kıydı ben çayır çimen doğa görmek istiyorum diyorsanız Stockholm bu konudaki en cömert şehirlerden bir tanesi. Şehir içerisindeki birçok geniş parkta kafayı dinlemenize imkân varken ayrıca otobüsle veya ufak botlarla gidebileceğiniz Stockholm limanı çevresindeki archipelagoda bünyeyi doğaya salabilirsiniz.

YESEK İÇSEK

İsveç özellikle deniz ürünleri konusunda bir merkez. Yüz yıllardır süren balıkçılık geleneği ülkeyi bu konuda önemli bir konumda tutuyor. Şehir merkezindeki Östermalms Saluhall ise yemek meraklıları için tam bir cennet. Ufak bir kapalı pazar olan Saluhall’de şarküteriden deniz ürünlerine kadar çok özel ve yerel lezzetleri bulabiliyorsunuz. En önemli özelliği ise bu ufak dükkânlarda bu ürünleri tadabilme imkânının da olabilmesi. Deniz ürünleri konusunda pazarda yer alan Gerdas oldukça başarılı. Menüde yer alan onlarca deniz ürününden seçmeye zorlananlar için gurme tabağı içerisindeki bol çeşit hayat kurtarıcı cinsten. Somon, havyar, karides çeşitleriyle birlikte yengeç ve kerevitten oluşan tabağın bitmesi sonucu mide fesadı geçirebilirsiniz. Fiyatlar böyle bir tabak için normal seviyelerde.

İsveç’in başka bir ünlü yemeği geyik eti içinse Gamla Stan’daki Restaurant CC uygun bir alternatif. Ancak Geyik eti dana etiyle çok da büyük bir farklılık göstermiyor. Kulturhuset’in en üst katındaki yemekhanede de şehre göre oldukça makul fiyatlara lezzetli İsveç yemekleri yiyebilirsiniz. Üstelik şahane bir manzara eşliğinde. İçecek konusunda ise İsveç oldukça lezzetli biralara sahip. Bölgelere göre tatları farklılık gösteren biralar genel olarak güzel.

YATSAK UYUSAK

Stockholm her açıdan olduğu gibi konaklama açısından da pahalı bir şehir. Şehir standartlarına göre uygun birkaç hostel seçeneği de var. Ancak bunların arasından en havalı ve ilgi çekici olanı STF Vandrarhem af Chapman&Skeppsholmen. Çünkü bu hostel aslında 1888 yapımı, 3 direkli eski bir gemi ve tam Kraliyet Sarayı’nın karşısına Djurgarden Adası’na demirleniş durumda. İşte bu özel durumu nedeniyle diğer hostellerden ayrılıyor. İsteyenler için 2 kişilik odalarında bulunduğu hostel/geminin güvertesinde güneşli bir sabah kahvaltı etmek gerçekten oldukça keyifli.

İZLESEK ÖĞRENSEK

The Girl with the Dragon Tattoo

Evil

Stockholm Top5 List

1- Gamla Stan

2- Kulturhuset

3- Saluhall

4- Djurgarden

5- Stampen

Share

You May Also Like

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *