,

Tekirdağ-Uçmakdere’de Yamaç Paraşütü

Yunan mitolojisine göre Atinalı mimar ve heykeltraş Daidalus Girit Kralı Minos’un emriyle boğa başlı insan vücutlu Minotor’u zaptetmek için labirent şeklinde bir kule hapishane yapar. Ancak çeşitli saray entrikaları sonucu kendi ve oğlu İkarus, bu kuleye kapatılırlar. Buradan çıkamayacaklarını anladıklarında Daidalus, balmumundan ve kuleye gelen kuşların tüylerinden hem kendine hem de oğluna kazları örnek alarak kanatlar yapar. Kanatları takıp tam kaçacaklarken İkarus’a uçmanın keyfine dalıp çok yükselmemesini, yoksa güneşten balmumunun eriyeceğini öğütler. Baba oğul kuleden süzülüp uçmaya başlarlar. Ancak genç İkarus kuşlar gibi uçmanın sarhoşluğuna dalar; yükseldikçe yükselir. Yükseldikçe de kanatları erimeye başlar. Babasının öğüdü aklına gelir ancak iş işten geçmiştir ve İkarus Ege Denizi’ne düşer.

Daidalus ve İkarus’un labirentten kaçmak için uçmaları gibi şehir insanınının da uçarak bir şeylerden kaçma güdüsü gün geçtikçe büyüyor. İş hayatı, günlük sorumluluklar, mecburi sosyal ilişkiler, kalabalık ve kaos zihinlerde dev bir labirente dönüşüyor. Labirentin koridorlarında koşarken yollar daha da karışıyor ve hayat içinden çıkılmaz bir hale geliyor. Mahkum olduğumuz bu günlük labirentten uçarak kaçmak için Tekirdağ’ın Şarköy ilçesindeki Uçmakdere köyü şahane bir alternatif. İstanbul’un merkezine en fazla 3 saatlik mesafede yer alan köy belki de yörenin en güzel doğal manzaralarından birine sahip. Bunun temel nedeniyse Trakya’daki ikinci büyük yükselti olan 915 metrelik Ganos dağı. Eski bir Rum yerleşimi olan köyün ilk adının hoş yer manasındaki Avdimio olmasının nedenini köyü görünce anlayacaksınız.

1924 yılındaki mübadele öncesine kadar sadece Yörüklerin ve Rumların yaşadığı köy önemli bir şarapçılık merkezi olarak biliniyor. Özellikle çavuş üzümlerinden üretilen şarapların çok meşhur olduğu söyleniyor. Mübadele sonrasında köye Selanik’ten gelen Türkler yerleştiriliyor. Bu değişim sonrasında da şarapçılık kültürü giderek azalıyor. Uçmakdere İstanbul’a ve Tekirdağ’a bu kadar yakın olmasına rağmen sakinliğini korumuş. Köyün bu kadar bakir kalabilmesi tamamen zor ve virajlı yollarından. Bir süre öncesine kadar toprak olan yol günümüzde alfalta dönse de virajlar keskinliklerinden hiçbir şey kaybetmemiş. Bu nedenle de neyse ki çok tercih edilen bir destinasyon değil.

Uçmakdere’yi Girit’in ünlü labirentiyle benzeştiren şeyse yamaç paraşütü. Ganos Dağı’nın yamaçlarından süzüldüğünüzde İkarus’un neler hissettiğini hemen anlamaya başlayabilirsiniz. Uçuşlar Tekirdağ Yamak Paraşütü Kulübü (Teyak) tarafından gerçekleştiriliyor. İsteyenlere bir pilot eşliğinde tandem (iki kişilik) uçuşlar yaptırılırken, isteyenler hava şartlarının uygunluğuna göre yaklaşık bir haftalık süren eğitimi alıp yamaç paraşütü pilotu olabiliyorlar.

Benim gibi yükseklik korkusu olan birini bile mutluluk eden uçma hissini anlatmak pek mümkün değil. Koşmaya başlayana kadar vücudu saran heyecan hissi ayaklar yerden kesilince kaybolup yerini saf bir coşkuya bırakıyor. Havada süzülmek ve manzarayı izlemek inanılmaz bir his. Diğer yandan uçuş esnasında oturduğunuz koltuk çok konforlu. O noktadan sonra uçma eyleminin neden tarih boyunca insanları cazbettiğini bir kez daha anlıyorsunuz. Bir süre süzüldükten sonraysa pilotunuza adrenalin talebinizi belirtirseniz paraşüt manevralarına başlayacaktır. İşte o an midenizde uçuşan kelebekleri hissedeceksiniz.

Yamaç paraşütü yapmaya niyetiniz varsa mutlaka 1-2 gün önceden Teyak’ı arayıp hava durumunu öğrenin. Kalkışta ve inişte pilotunuzla beraber hafif bir koşu yaptığınız için terlik, sandalet gibi şeyler yerine ayakkabı tercih edin. Hava şartlarına göre 250 metreden başlayıp 620 metreye çıkan 3 adet kalkış pisti olan Teyak’ın iniş yapılan bakir plajda şahane bir tesisi bulunuyor. Burada uçuşunuz öncesi piknik yapabilir, çay içebilir hatiricta denize bile girebilirsiniz. Meteorolojik olarak şansınız varsa mutlaka en tepedeki pistten atlamanız manzaraya doymak için iyi bir tercih olacaktır. Uçuş fiyatları konusunda Uçmakdere, Fethiye Babadağ ile kıyaslayınca oldukça makul. 250 metreden atlayıp 70 lira, 620 metreden atlayış ise 100 lira. Uçuşunuzda video kaydı isterseniz de bunun 50 liralık bir ücreti bulunuyor. Arabasız, şehirlerarası otobüslerle Tekirdağ’a gidip yamaç paraşütü yapacaksanız yine Teyak’la erkenden iletişime geçmeniz iyi olacaktır.

Tekirdağ’a kadar gitmişken vaktiniz varsa Trakya Bağ Rotası’nın Tekirdağ ayağını izleyebilirsiniz. Bu rotada bulunan üreticilerden Umurbey, Berbare, Şato Nuzun ve Barel’i ziyaret edebilir, şarap tadımlarına katılabilirsiniz. Öte yandan Tekirdağ’da bulunan Tekirdağ ve Rakoczi Müzelerini ziyaret edebilirsiniz.

Tekirdağ’ın meşhur köftesi ve Trakya’nın harika etlerini tatmak içinse şehrin İstanbul tarafındaki çıkışında bulunan İki Kardeşler güzel bir seçenek. Köftenin yanında satır et, külbastı ve pirzolası da oldukça başarılı. Pazar akşamüstleriyse yağmadan çıkmışçasına dolapları boşalabiliyor;  zamanlamaya dikkat etmek lazım.

Share

You May Also Like

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *